NE ARAMIŞTINIZ?

Present Perfect Tense

 
Present Perfect Tense, İngilizce Belirsiz Geçmiş Zamanı anlatan tensdir. Bu tense, kullanıldığı yer çok önemli olan bir tensdir. Nerede kullanılacağı, yine geçmiş zamanı anlatan Simple Past Tense ile karıştırılmamalıdır. Present Perfect Tense, bir işin geçmişte herhangi bir belirsiz zamanda yapıldığını ifade eder. Yani, geçmişte yapılmış işleri Present Perfect Tense ile açıklamak uygundur diyebiliriz.

Present Perfect Tense Konu Anlatımı

Özne Yardımcı fiil Fiil 3.Şekli  
I have done my homework.
Ben ev ödevimi yaptım.

Yukarıda gördüğünüz tablomuza uyarak, Present Perfect Tense bir cümle kurarken, önce özne alınır, yanına yardımcı fiil yerleştirilir ve fiilin 3.şekli eklenir. Cümle istenildiği şekilde tamamlanır. Geçmişte belirli zamanları ifade eden "dün, Salı günü, geçen sene" gibi zarflar, Present Perfect Tense ile sadece since ve before (-den beri) ile kullanılır. Eğer işin yapılma tarihi belirtiliyorsa Present Perfect Tense kullanılmaz, yerine Simple Past Tense kullanılır. Bu iki tens, Türkçeye Geçmiş Zaman olarak çevrilir. Aslında aralarında fark vardır. Bu farkı tam olarak anlayabilmek için, Simple past tense ve Present Perfect Tense karşılaştırması linkimizi tıklayabilirsiniz.

Önemli Not:
Present Perfect Tense Türkçede en doğru şekilde, belirsiz geçmiş zaman olarak ifade edilebilir. Çünkü bu tense ile yapılan cümlelerde geçmişte yapılan işin ne zaman yapıldığı değil, özellikle yapılmış olup olmadığı önemlidir.

Present Perfect Tense Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümlesi Tablosu
Düz cümle Olumsuz cümle Soru cümlesi
I have seen. (Ben gördüm.) I have not seen. (Ben görmedim.) Have I seen? (Ben gördüm mü?)
You have seen. (Sen gördün.) You have not seen. (Sen görmedin.) Have you seen? (Sen  gördün mü?)
He/She/It has seen. (O gördü.) He/She/It has not seen. (O görmedi.) Has he/she/it seen? (O gördü mü?)
We have seen. (Biz gördük.) We have not seen. (Biz görmedik.) Have we seen? (Biz gördük mü?)
You have seen. (Siz gördünüz.) You have not seen. (Siz görmediniz.) Have you seen? (Siz gördünüz mü?)
They have seen. (Onlar gördüler.) They have not seen. (Onlar görmediler.) Have they seen? (Onlar gördüler mi?)
 
Present Perfect Tense Örnek Cümle
Present Perfect Tense örnek cümle
Have you ever swum in a river?
Siz hiç bir nehirde yüzdünüz mü?
Şimdi birkaç örnek cümle daha yapalım.
 
I have baked a cake, it’s not the first time.
Ben kek pişirdim, bu ilk değil. 

I have baked cake before.
Ben daha önce kek pişirdim.  

Present Perfect Tense Olumlu Cümleler

Present Perfect Tense olumlu cümleler, önce özne, sonra yardımcı fiil, ardından fiilin 3.Şekli ile istenildiği şekilde tamamlanır.
 
Present Perfect Tense cümlelerin olumlu şeklini bir tablo halinde görelim.
Özne Yardımcı fiil Fiil 3.Şekli   Türkçesi
I have studied English. Ben İngilizce çalıştım.
You have studied English. Sen İngilizce çalıştın.
He has studied English. O, İngilizce çalıştı.
She has studied English. O, İngilizce çalıştı.
We have studied English. Biz İngilizce çalıştık.
You have studied English. Siz İngilizce çalıştınız.
They have studied English. Onlar İngilizce çalıştılar.

Present Perfect Tense Olumlu Örnek Cümleler

I have been in New York. 
New York’ta bulundum. (New York’u ziyaret ettim.)  

 You have listened to Britney Spears in the concert.  
Sen Konserde Britney Spears’i dinledin.  

 I have seen that movie. 
Ben o filmi gördüm. 

 He has paid his income tax. 
O gelir vergisini ödedi.

 They have explained the Big Bang Theory.  
Onlar Büyük Patlama teorisini açıkladılar.

Present Perfect Tense Olumsuz Cümleler

Present Perfect Tense olumsuz cümleler, önce özne kullanılır, sonra "to have" yardımcı fiilinin olumsuzu eklenir ve asıl fiilin 3.Şekli ile istenildiği şekilde tamamlanır.

Present Perfect Tense cümlelerin olumsuz şeklini bir tablo halinde görelim.
Özne Yardımcı fiil Fiil 3.Şekli   Türkçesi
I have not (haven’t) seen a kangaroo. Ben hiç bir kanguru görmedim.
You have not (haven’t) seen a kangaroo. Sen hiç bir kanguru görmedin.
He has not (hasn’t) seen a kangaroo. O, hiç bir kanguru görmedi.
She has not (hasn’t) seen a kangaroo. O, hiç bir kanguru görmedi.
We have not (haven’t) seen a kangaroo. Biz hiç bir kanguru görmedik.
You have not (haven’t) seen a kangaroo. Siz hiç bir kanguru görmediniz.
They have not (haven’t) seen a kangaroo. Onlar hiç bir kanguru görmediler.

Present Perfect Tense Ile İlgili Olumsuz Çeşitli Örnek Cümleler

My friend hasn’t sing a karaoke song. 
Arkadaşım karaoke şarkısı söylemedi.  

The movie "Saw" haven’t gotton the Oscar Prize. 
"Testere" filmi Oskar ödülü almadı. 

You haven’t played tennis. 
Sen tenis oynamadın. 

Present Perfect Tense İle Zaman Zarfı 

Present Perfect Tense çoğunlukla bazı zarflarla (adverb) birlikte kullanılır. Şimdi bu durumları örnekleriyle birlikte görelim.
Zaman belirten kelimeler, cümlede farklı yerlere gelebilir.  

 I have done that joke before. 
Ben o şakayı önceden yaptım. 

 We have already learnt the news.  
Haberleri çoktan öğrendik. 

 I have never seen a ghost. 
Ben asla bir hayalet görmedim.
 
 The director hasn’t come yet.  
Müdür henüz gelmedi.

 We have just met the Japanese  businessman. 
Japon işadamıyla daha şimdi buluştuk. 

The dog hasn’t eaten his meal since yesterday. 
Köpek dünden beri yemeğini yemedi.  

I have been on holiday for 2 days. 
Ben İki günden beri tatildeydim.
 
Şimdi Present Perfect Tense ile birlikte en çok kullanılan zaman zarflarını tek tek inceleyelim.

Already - Yet

“Already” şu anda, bu durumda, konuştuğumuz anda anlamına gelir. Yalnızca olumlu cümlede kullanılır. Cümledeki yeri yardımcı fiil “have” ile asıl fiil arasındadır.

“Yet” henüz anlamını taşır. Bu kelime ise soru ve olumsuz cümlelerde kullanılır. Yani “yet” kullanılarak sorulan bir soru cümlesine olumlu cevap vermek istiyorsak “already”, olumsuz cevap vermek istiyorsak “yet” kullanarak cevap vereceğiz. “Yet”in cümledeki yeri sondadır. Örneğin,

Has the director come yet?
Henüz (Şu ana kadar) müdür geldi mi?

Yes, he has already come.
Evet, o geldi. (O halen gelmiş bulunuyor, şu anda buradadır.)

No, he has not come yet.
Hayır, o henüz gelmedi.
 
İngilizce  already  veya  yet   zarfı ile ilgili ilave bilgiler almak için tıklayabilirsiniz. 

Ever - Never

Her ikisi de “hiç” anlamına gelir. “Ever” soru cümlelerinde, “never” ise olumsuz cümlelerde kullanılır. 

Have you ever been to Japan?
Siz hiç Japonya’da bulundunuz mu?

Yes, I have been to Japan.
Evet, ben Japonya’da bulundum.

No, I have never been to Japan.
Hayır, ben Japonya’da hiç bulunmadım.
 
İngilizce  ever  veya  never  zarfı ile ilgili ilave bilgiler almak için tıklayabilirsiniz.

 Just

Henüz bitmiş bir işi ifade etmek için, cümleyi yardımcı fiil ile asıl fiil arasına “just” koyarak kurarız.

I have just locked the door.
Kapıyı tam şimdi kilitledim.

Ali has just come home.
Ali tam şimdi eve geldi.

Have they just gone out?
Onlar tam şimdi mi gittiler?
 
İngilizce  just  zarfı ile ilgili ilave bilgiler almak için tıklayabilirsiniz.

Since - For

Bu edatların ikisi de Türkçe’de “den beri” anlamına gelir. Yani Türkçe’deki, “den beri” İngilizce’de iki türlü söylenir.

“Since”den sonra daima bir zaman adı gelir. “For”dan sonra ise daima bir zaman süresi gelir. (Bir zaman ölçüsü)
since last week             geçen haftadan beri
since last summer        geçen yazdan beri
since last year              geçen seneden beri
since one o’clock         saat birden beri
since two o’clock           saat ikiden beri 
since twelve o’clock      saat onikiden beri 
since Sunday                pazardan beri. 

Veya bir sene adı, yani belli bir tarih koyabiliriz.

 Since 1936     1936’dan beri
 Since 1950     1950’den beri

“For” edatını kullanmak istersek “for”dan sonra bir zaman ölçüsü koymak gerekir.

  For one minute        bir dakikadan beri 
  For two hours          iki saatten beri 
  For three days         üç  günden beri 
  For five w eeks       beş haftadan beri
 For  ten years         on yıldan beri

I have lived in İstanbul for ten years.
On yıldan beri İstanbul’da oturdum. (yaşadım.)
 
I have studied at home since 6 o’clock.
Saat altıdan beri evde çalıştım.
 
I have studied at home for one hour.
Bir saatten beri evde çalıştım. (veya bir saattir evde çalıştım.)

She has painted three pictures since last month.
O, geçen aydan beri üç resim yaptı.

How long have you been in this country?
Ne kadar zamandan beri bu ülkede kaldınız?

I have been in this country since last year.
Geçen yıldan beri bu ülkede kaldım.
 
Ali has known Ayşe since high school.
Ali, Ayşe’yi liseden beri tanır.

I haven’t seen Ayşe for more than a week.
Bir haftadan fazladır Ayşe’yi görmedim.

I haven’t seen her for ages.
Onu, yüzyıllardır görmedim. (Onu çok uzun zamandır görmedim.)

Ayşe has lived in Finike for five years.
Ayşe beş yıldan beri Finike’de oturdu.

Poor cat hasn’t eaten anything for two days.
Zavallı kedi iki gündür hiçbir şey yemedi.

I have been away from home for six years.
Altı yıldır vatanımdan uzaktayım. (Halen de uzaktayım.)
 
İngilizce  since  veya  for  zarfı ile ilgili ilave bilgiler almak için tıklayabilirsiniz.

 

Faydalı olabilecek diğer bazı konu başlıklarımız


Present Perfect Tense Ile İlgili Örnek Cümleler

Have you given her that parcel?
O paketi, ona verdiniz mi?

Yes, I have given her that parcel.
Evet, o paketi, ona verdim.

I have read that book twice.
Ben, o kitabı iki defa okudum.

She has worked in our office for a year.
O, bizim büromuzda bir yıl çalıştı.
(Şu anda da çalışıyor anlamı çıkıyor.)


They have visited all the museums in the city.
Onlar, şehirdeki bütün müzeleri ziyaret ettiler.

Have you been to the Zoo?
Hayvanat bahçzesine gittiniz mi?

Yes, I have been to the Zoo.
Evet, hayvanat bahçesine gittim.

What have you seen there?
Orada ne gördünüz?

I have seen wild animals there.
Orada vahşi hayvanlar gördüm.

Have you learnt anything in this lesson?
Bu derste birşey öğrendiniz mi?

Yes, I have learnt.
Evet, öğrendim.

What have you learnt?
Ne öğrendiniz?

I have learnt Present Perfect Tense.
Present Perfect Tense’i öğrendim.
 
I have opened the window.
Pencereyi açtım.
 
He has eaten the cake.
O, keki yedi.
 
I haven’t washed the dishes.
Bulaşıkları yıkamadım.
 
The baby has slept.
Bebek uyudu.

I have had my lunch.
Öğle yemeğimi yedim.

She hasn’t painted the walls.
O duvarları boyamadı. 

Present Perfect TenseSoru Cümleleri

Present Perfect Tense (Belirsiz Geçmiş Zaman) soru cümlelerinde, to have yardımcı fiili cümlenin başına getirilir, sonra özne, ardından fiilin 3.Şekli ile istenildiği şekilde tamamlanır.
 
Present Perfect Tense soru cümleleri şeklini tablo halinde görelim.
Yardımcı fiil Özne Fiil 3.Şekli   Türkçesi
Have I taken the medicament? Ben ilacı içtim mi?
Have you taken the medicament? Sen ilacı içtin mi?
Has he taken the medicament? O, ilacı içti mi?
Has she taken the medicament? O, ilacı içti mi?
Have we taken the medicament? Biz ilacı içtik mi?
Have you taken the medicament? Siz ilacı içtiniz mi?
Have they taken the medicament? Onlar ilacı içtiler mi?

Present Perfect Tense Örnek Soru Cümleleri

İngilizce Belirsiz Geçmiş Zaman - Present Perfect Tense Örnek Cümle

Belirsiz Geçmiş Zaman Örnek Soru Cümlesi
Have you ever played Squash?
Siz hiç Squash oynadınız mı?
Has he gone to a circus before?
O daha önce bir sirke gitti mi?

Yes, he has gone to circus before. 
Evet, o daha önce bir sirke gitti.

Have you ever lost your key? 
Anahtarını hiç kaybettin mi?
 
No, I have never lost my key. 
Hayır, anahtarımı hiç kaybetmedim.
  
*Soru cümleleri cevaplanırken sadece yardımcı fiil kullanılabilir:  
 
Have they dived? 
Dalış yaptılar mı?

Yes, they have. 
Evet, yaptılar.

Have they been in Italy? 
İtalya’da bulundular mı?

No, they haven’t. 
Hayır, bulunmadılar.
 
Have you ever been to London?
Hiç Londra’da bulundun mu?
 
Yes, I have.
Evet, bulundum.



Faydalı olabilecek diğer bazı konu başlıklarımız

 

Şimdi Present Perfect Tense ile çeşitli örnek cümleler yapalım.

Dikkat edilecekler:
  
Ever, never, before, already, yet gibi geçmişte belirsiz bir zamanı ifade eden kelimelerle Present Perfect Tense kullanılır.
Yesterday, last year, 2 hours ago, last week gibi geçmişte belli bir zamanı ifade eden kelimelerle Simple Past Tense kullanılır.
  
Did you call me yesterday?  (Simple Past Tense)
Beni dün aradın mı?  
  
They have already rent a house.    (Present Perfect Tense)
Onlar çoktan bir ev kiraladılar. 
  
They rented a house 2 weeks ago.  (Simple Past Tense)
2 hafta önce bir ev kiraladılar.
  
Has she married before?    (Present Perfect Tense)
O daha önce evlendi mi?  

Did she married last Sunday?   (Simple Past Tense)
O geçen Pazar evlendi mi?
 
Have you washed my shirt? 
   (Present Perfect Tense)
Gömleğimi yıkadın mı?
 
Yes, I have washed your shirt.    (Present Perfect Tense)
Evet, gömleğini yıkadım.
 
When did you wash it?    (Simple Past Tense)
Onu ne zaman yıkadın?
 
I washed it two hours ago. 
   (Simple Past Tense)
İki saat önce yıkadım. 

*ever olumlu cümlelerle, never olumsuz cümlelerle kullanılır. İkisi de "hiç" anlamına gelir.
  
Haven’t you never been to Antalya?
Antalya’ya hiç gitmedin mi? (bulunmadın mı?)
 
Have you ever called me? 
Beni hiç aradın mı? 
  
Since bir tarihten beri, for bir süreden beri anlamı taşır. İkisi de "-den beri" anlamına gelir.
Since ile bir tarih, for ile bir süre kullanılır.   
  
I haven’t gone to the hairdresser since last Monday. 
Geçen pazartesiden beri kuaföre gitmedim.

I haven’t gone to the hairdresser for four days. 
Dört günden beri kuaföre gitmedim. 
 

Present perfect tense diğer konuları

Yorumlar

Dağhan aslan / Amerika

Çok iyi helal olsun

Nejdet Alsancak / Adana

İlgili sunum gerçekten harika hazırlanmış, çok öğretici...

ceylan / adana

Çok iyi çok teşekkürler

Yusif Məmmədzadə / Bakü

Çok işime yaradı

Banu Akşehir / İstanbul

çok güzel

Ümmü / İstanbul

Helal valla süper bi sayfa

Rabia nur koyun / İstanbul

Harika örnekler

Kubra yildiz / İstanbul

bol örnekler için teşekkürler

Yorum Yazabilirsiniz

Lütfen değerlendirmenizi yapınız!

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL