NE ARAMIŞTINIZ?


İngilizce gramer bölümümüzün bu sayfasında İngilizce yardımcı fiiller may konusunu göreceğiz.
 
May yardımcı fiilinin iki kullanılış şekli vardır. 
  1. İzin anlamı taşır ve daha çok soru şekli ile kullanılır.
  2. Olasılık gösterir.
Bu çeşit cümleler, geniş zaman cümlesinde, özne ile fiil arasına may yardımcı fiili getirilerek kurulurlar.
 
I go.                    Ben giderim. (Simple Present Tense) 

I may go.            Ben gidebilirim. 
                        (iznim var anlamını taşır)
 
You may go.       Sen gidebilirsin.
 

He may go.         O gidebilir.
 

She may go.       O gidebilir.
 

It may go.          O gidebilir.
 

We may go.        Biz gidebiliriz.
 

You may go.       Siz gidebilirsiniz.
 

They may go.     Onlar gidebilirler.
 
Soru yaparken may yardımcı fiili öznenin başına getirilir. 
 
I may go.           Ben gidebilirim. 

May l go?           Ben gidebilir miyim? (İzin verir misiniz, anlamını taşır.) 
 
May you go?     Sen gidebilir misin? 
 

May he go?       O gidebilir mi?
 

May we go?      Biz gidebilir miyiz?
 

May you go?    Siz gidebilir misiniz?
 

May they go?  Onlar gidebilirler mi?
  1. İzin anlamı taşıdığı zaman,
May l sit down?
Oturabilir miyim? 
 

You may sit down.
Oturabilirsin.
 

May l see him?
Onu görebilir miyim?
 

May l take your pen?
Kaleminizi alabilir miyim?
 

May l read this book?
Bu kitabı okuyabilir miyim?
  1. Olasılık anlamı taşıdığı zaman,
I may go. Gidebilirim. (Belki giderim, belki gitmem anlamını taşır.) 
Olumsuz yaptığımız zaman,
 
I may not go.  Gitmeyebilirim. (Belki gitmem, belki de giderim anlamını taşır.) 
 
Böyle olasılık anlamı taşıyan bazı örnekler yapalım. 
 
The weather is very nice this morning but it may rain this afternoon.
Bu sabah hava çok güzel fakat öğleden sonra yağmur yağabilir. 
 

She may be late tonight.
O, bu gece geç kalabilir. 
 

I may stay in my friend’s home tonight.
Bu akşam arkadaşımın evinde kalabilirim. 
 

They may go to England by plane.
Onlar İngiltere’ye uçakla gidebilirler. 
 

But l may go by train.
Fakat ben trenle gidebilirim.

You may turn on the radio if you want to.  
İsterseniz radyoyu açabilirsiniz. 

May I sit next to you?  
Yanınıza oturabilir miyim? 

I may not have time to do it today. 
Onu bugün yapmaya vaktim olmayabilir. 

She may be at home by now but it’s not sure at all. 
Şimdiye kadar evde olabilir, ama hiç de kesin değil. 

I may not have time to go to the shops for you. 
Senin için alışverişe gidecek vaktim olmayabilir. 

He may  try  to call while I am  out. 
Ben dışarıdayken aramaya çalışabilir. 

I don’t know, I may not go to the party. I’m tired.  
Bilmiyorum, partiye gitmeyebilirim. Yorgunum. 

John doesn’t want to come with us. He may be in a bad mood, or he may have some other jobs to do. Who knows? 
John bizimle gelmek istemiyor. Ruh hali kötü olabilir, ya da yapacak başka işleri olabilir. Kim bilir? 

May I borrow your pen? 
Kalemini ödünç alabilir miyim?

She always gets bad marks in her History exam.Well, she may not study hard enough. 
Tarih sınavından her zaman kötü not alıyor. belki de yeterince sıkı çalışmıyordur. 

I’m going to take a coat. It may be cold later. 
Yanıma bir palto alacağım. Sonra soğuk olabilir. 

They may not want to come but you can invite them. 
Gelmek istemeyebilirler ama sen onları davet edebilirsin.

Where are your keys? They may be in may bag. I’m not sure. 
Anahtarların nerde? Çantamda olabilirler. Emin değilim. 

Ahmet called and said he may be late. 
Ahmet aradı ve geç kalabileceğini söyledi. 

Why are you taking an umbrella? The forecast said it may rain. 
Neden şemsiye alıyorsun? Hava durumunda yağmur yağabileceğini söylediler. 

You should buy the tickets today. If  you don’t,  there may not be any left. 
Biletleri bugün almalısın. Eğer almazsan, hiç kalmayabilir. 

Who is that? It may be Karen’s brother. She said he was coming. 
Bu da kim? Karen’ın kardeşi olabilir. Geleceğini söylemişti. 

What’s in the parcel? It may be the books I ordered online. 
Pakette ne var? İnternetten sipariş ettiğim kitaplar olabilir. 

Philip may come to stay with us. 
Philip bizimle kalmaya gelebilir. 

I may not be successful in the exam. I guess it will be difficult. 
Sınavda başarılı olamayabilirim. Zor olacağını tahmin ediyorum. 

May we think about it until tomorrow? 
Bunun hakkında yarına kadar düşünebilir miyiz? 

You may be right but I am going to check anyway. 
Haklı olabilirsin ama her halükarda kontrol edeceğim.

The staff in the other department have just bought a cake. Well, it may be someone’s birthday then. 
Diğer bölümün personeli biraz önce pasta aldılar. O zaman belki de birinin doğum günüdür.

What’s wrong with Jeremy? He is shaking. He may be cold. He has just been swimming. 
Jeremy’nin nesi var? Titriyor. Üşüyor olabilir. Biraz önce yüzüyordu

I may get a good mark in the English exam, but I am not sure.  
İngilizce sınavından iyi not alabilirim, fakat emin değilim. 

The street is wet. Our car may slip.  
Yol ıslak, arabamız kayabilir. 

I buy a ticket for the theatre beforehand so that I may sit near the stage. 
Sahneye yakın oturabileyim diye bileti önceden alırım.

May I read your newspaper?  
Gazetenizi okuyabilir miyim?

You may miss the train because you are a little late.  
Treni kaçırabilirsin çünkü biraz geciktin. 

You may send the bill in advance.  
Faturayı önceden gönderebilirsiniz.


 

Faydalı olabilecek diğer bazı konu başlıklarımız

Yorum Yazabilirsiniz

Lütfen değerlendirmenizi yapınız!

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL