• sepet
  • (0212) 230 89 09


    Telefonumuz C.tesi ve Pazar da açıktır.

    İngilizce Deyimler

    Idioms

    Sitemizin bu bölümünde İngilizce deyimler (idioms) konusunu göreceğiz. İyi İngilizce anlayabilmek ve iyi konuşabilmek için gramer kurallarını bilmenin yanında, Bu dilde geniş bir kullanım alanı olan deyimleri de iyi bilmek gerekmektedir. Çünkü deyimler, gerek yazı dilinde, gerekse konuşma dilinde çok önemli yer tutmaktadır.

    Deyimlerin Anlamları

    Deyimler (idioms) iki veya daha fazla kelimenin birleşerek, asıl anlamlarından farklı bir anlam taşıması ile oluşurlar.
    Bu kelime grupları çoğunlukla, bir fiille bir edat veya bir fiille bir zarftan meydana gelirler.

    Türkçemizde de çok çeşitli deyimler kullanırız. “İki ayağım bir pabuça girdi.” “Eteklerim tutuştu” gibi sözler birer deyimdirler. Örneğin, birisinin çok kızgın olduğunu anlatmak için “Küplere bindi” deriz.

    Türkçeyi iyi bilmeyen, henüz öğrenme durumunda olan bir yabancı bu sözü duyduğu zaman, adamın hakikaten bir küp üzerine bindiğini hayal eder ve hiç bir anlam çıkaramaz.

    İngilizce çalışan öğrencilerin de bu duruma düşmemeleri için, deyimler konusunu çok iyi öğrenmeleri gerekir.
     
     
    İngilizce deyimler ve anlamları


    She spilled the beans. (She revealed a secret.)
    O, fasulyeleri döktü. (O, sırları açıkladı.)
     
    Bu cümle İngilizce’de çok sık kullanılan bir deyimdir.
     




    Örneğin; I put the book on the table.
    Kitabı masanın üzerine koydum.

    dediğimiz zaman, fiilin anlamında hiç bir değişiklik olmamıştır ve bu fiilin normal kullanılışıdır. Yani deyim değildir.

    Fakat, I put my coat on.
    Ceketimi giydim.

    dediğimiz zaman, fiilin anlamı “koymak” değil “giymek” olmuştur. Fiilin anlamı değiştiği için burada “put on” bir deyimdir. Böyle kullanışa da idiomatic kullanılış diyoruz.

    Deyimler İle İlgili Ayrıntılar

    Fiillerle birlikte kullanılan edat veya zarflar her zaman fiilin anlamını değiştirmezler.

    Ayşe looks up to the sky.
    Ayşe gökyüzüne bakar.                Normal kullanış

    Teenagers look up all the famous singers.
    Gençler bütün ünlü şarkıcılara hayranlık duyarlar.     Idiomatic kullanış

    He went out of the room.
    O, odadan dışarı çıktı.          Normal kullanış

    He goes out every night.
    O, her gece çıkar. (Gezmeye gider.)         Idiomatic kullanış
     
    Sayfamızda, İngilizce deyimler, türkçe anlamları ve açıklamaları ile yer almaktadır. Deyimler alfabetik sıra ile verilmiştir  ve cümle içinde nasıl kullanıldıklarını gösteren birer örnek cümle ile birlikte gösterilmektedir. Aşağıdaki harflere tıklayarak, deyimleri inceleyebilirsiniz.

    Sayfamızda incelemekte olduğunuz İngilizce deyimler ile ilgili bilgiler Limasollu Naci Öğretim Yayınları’nın   İngilizce eğitim seti  içeriklerinden alınmış bulunmaktadır.

    A

    A harfi ile başlayan deyimler
     
    Account for: Hesap vermek
    Ali has to account to his father for the money he gives him for school expenses.
    Ali okul masrafları için babasının ona verdiği paranın hesabını vermek zorundadır.

    Acknowledge receipt of: Alındı bildirimi
    I acknowledged receipt of a registered letter.
    Taahhütlü bir mektubun alındığını bildirdim.

    Act for some one: Birinin vekili olmak
    My brother is acting for me.
    Kardeşim bana vekâlet ediyor.
    Devamı >> 
     
    B
     
    B harfi ile başlayan deyimler
     
    Back down: iddiasından vazgeçmek 
    The public prosecutor has backed down.
    Savcı iddiasından vazgeçti.

    Back out: Dönmek, geri gitmek
    He backed out of his promise.
    O, verdiği sözden döndü.

    Back up: Lehinde söylemek
    I backed up him at the court.
    Mahkemede onun lehine konuştum.
    Devamı >>

    C
     
    C harfi ile başlayan deyimler
     
    Check up:Kontrol etmek
    He checked up the figures to see the mistake.
    O, hatayı bulmak için rakamları kontrol etti.

    Cheer up:Neşelenmek, üzülmemek
    She was cheered up with the good news.
    O, iyi haberi alınca neşelendi.

    Chop up: Parçalara ayırmak, doğramak
    The butcher chopped up the meat.
    Kasap eti küçük parçalara ayırdı.
    Devamı >>
     
    D

    D harfi ile başlayan deyimler

    Drive at: Demek istemek
    I can’t really understand what he’s driving at.
    Ne demek istediğini gerçekten anlayamıyorum.

    Drive up to: Gelmek, yanaşmak
    She drove up to the garage door.
    O, garajın kapısına yanaştı.

    Drop in: Habersiz ziyaret etmek, uğramak
    Don’t forget to drop in on me tonight.
    Bu gece bana uğramayı unutmayın.
    Devamı >>

    E

    E harfi ile başlayan deyimler
     
    Ease off: Yavaşlamak, yavaşlatmak, gevşemek, gevşetmek, hafiflemek
    You should ease off a little because you are working too hard.
    Çok çalışıyorsunuz, biraz yavaşlasanız (dinleseniz) iyi olur.

    Easy going: Yumuşak, uysal, babacan
    He is a very easy going person.
    O, çok uysal biridir.

    Eat in: Evde yemek
    I decided to eat in tonight.
    Bu akşam evde yemeye karar verdim.
    Devamı >>
     
    F
     
    F harfi ile başlayan deyimler
     
    Fall away: Azalmak, terketmek
    The profits fell away to nothing.
    Kârlar git gide sıfıra düştü.

    Fall behind: Geri kalmak
    She always falls behind when we’re walking.
    O, biz yürürken her zaman geri kalır.

    Fall into: içine düşmek
    That river falls into a lake.
    Şu nehir bir göle dökülür. 
    Devamı >>
     
    G

    G harfi ile başlayan deyimler
     
    Get away: Kaçıp kurtulmak, ayrılmak
    We can’t get away from our faults.
    Hatalarımızdan kaçıp kurtulamayız.

    Get up toYükselmek, varmak, yetişmek
    A rabbit can get up to a tortoise.
    Tavşan kaplumbağaya yetişebilir.

    Go back: Geri gitmek, dönmek
    Don’t go back on your promise.
    Sözünüzden dönmeyin.
    Devamı >>
     
    H
     
    H harfi ile başlayan deyimler
     
    Hand down:
     Elle indirmek
    The soldier hands down the flag.
    Asker bayrağı indiriyor.

    Hand out: Dağıtmak
    He hands out all his fortune.
    O, bütün servetini dağıtıyor.

    Hang back: Geri durmak, tereddüt göstermek
    Don’t hand back during the examination.
    Sınav sırasında tereddüt gösterme.
    Devamı >>
     
    I
     
    I harfi ile başlayan deyimler
     
    Improve on something: Bir şeyi daha iyi hale koymak, daha iyi tanımak
    He improves on acquaintance.
    O, tanıdıkça daha iyidir.

    Incur expence: Masrafa girmek
    If you by this old house you will incur a lot of expense.
    Bu eski evi alırsanız çok masrafa gireceksiniz.

    Indulge in: Masrafa bakmamak
    You indulge in a holiday.
    Masrafa bakmayıp tatil yapıyorsunuz.
    Devamı >>
     
    J
     
    J harfi ile başlayan deyimler
     
    Jig is up: Sonu yakın
    When the thief saw the police, he knew that the jig was up.
    Hırsız polisi gördüğünde sonunun yakın olduğunu anladı.
     
    Join in: Katılmak
    Why don’t you join in the conversation?
    Sohbete niçin katılmıyorsunuz?
     
    Jot down: Kaydetmek, kısaca yazmak
    I’ll jot your telephone number down on my pad.
    Telefon numaranızı not defterime kaydedeceğim.
    Devamı >>
     
    K
     
    K harfi ile başlayan deyimler
     
    Keep one’s promise: Sözünü tutmak
    You can count on him, he keeps his promise.
    Ona güvenebilirsiniz, sözünü tutar.

    Keep out of: Dışında kalmak
    He tried to keep out of the quarrel.
    O, kavganın dışında kalmaya çalıştı.

    Keep a secret: Sır olarak saklamak
    I’m sure that he’ll keep the subject a secret.
    Konuyu bir sır olarak saklayacağına eminim.
    Devamı >>
     
    L
     
    L harfi ile başlayan deyimler
     
    Lay in: Sağlamak, almak
    I always lay in food when I go on holiday.
    Tatile gittiğimde yanıma daima yiyecek alırım.

    Lay off: Geçici olarak kovmak
    The manager layed off workers.
    Müdür, işçilere geçici olarak yol verdi.

    Lay out: Dizmek, sermek, yaymak
    Ahmet layed his books out on the floor.
    Ahmet kitaplarını yere serdi.
    Devamı >>
     
    M
     
    M harfi ile başlayan deyimler
     
    Move about: Dolaşmak, durmadan taşınmak
    I moved about all day looking for you.
    Sizi bulmak için bütün gün dolaştım.

    Move in: Girmek, içine taşınmak
    He moved in his new apartment.
    O, yeni dairesine taşındı.

    Move offHareket etmek, gitmek
    The train moved off on time.
    Tren zamanında hareket etti.
    Devamı >>
     
    P
     

    P harfi ile başlayan deyimler
     
    Pass by: Yanından geçmek, geçip gitmek
    I passed by your new school yesterday.
    Dün sizin yeni okulun yanından geçtim.

    Pass around: Elden ele geçirmek
    Pass around your new picture.
    Yeni resminizi elden ele geçirin.

    Participate in: Katılmak
    I am going to participate in your basketball team.
    Sizin basketbol takımına katılacağım.
    Devamı >>
     
    Q
     
    Q harfi ile başlayan deyimler
     
    Quarrel with one’s bread and butter
    Birinin ekmeği ile oynamak (iş için).
    Ahmet likes to quarrel with his friends bread and butter.
    Ahmet arkadaşlarının ekmeği ile oynamaktan zevk alıyor.

    Quite a bit: Çok (sayılamayan cisimler için)
    I spent quite a bit of money for my new car.
    Yeni arabam için çok para harcadım.

    Quite a few: Az, oldukça az
    Quite a few people came to the meeting.
    Toplantıya oldukça az kişi geldi.
    Devamı >>
     
    R
     
    R harfi ile başlayan deyimler
     
    Rainy day: Sıkıntılı günler
    I always save money for rainy days.
    Sıkıntılı günler için her zaman para saklarım.

    Rain or shine: Hava iyi de olsa, kötü de olsa
    We shall go to Ankara tomorrow rain or shine.
    Hava iyi de olsa, kötü de olsa yarın Ankara’ya gideceğiz.

    Raise money: Cami, kilise, vakıf... yararına para toplamak
    We raised money to buy carpet for the mosque.
    Camiye halı almak için para topladık.
    Devamı >>
     
    S
     
    S harfi ile başlayan deyimler
     
    Safe and sound: Sağ salim
    She returned from her holiday safe and sound.
    O, tatilden sağ salim döndü.

    Save money: Para biriktirmek
    I saved up some money for the coming year.
    Gelecek yıl için biraz para biriktirdim.

    Save one’s breath: Boş yere nefes tüketmek.
    Save your breath, I am not listening to you.
    Boş yere nefes tüketmeyin, sizi dinlemiyorum.
    Devamı >>
     
    T
     
    T harfi ile başlayan deyimler
    Take a break: istirahat etmek, mola vermek, dinlenmek
    You are so tired why don’t you take a break?
    Çok yorgunsunuz, niçin dinlenmiyorsunuz?

    Take a chance: Şansını denemek
    Take a chance in this new game.
    Bu yeni oyunda şansınızı deneyin.

    Take an interest in: ilgi göstermek, ilgilenmek
    He takes a great interest in painting.
    O, resim yapmaya büyük ilgi gösteriyor.
    Devamı >>

    U

     
    U harfi ile başlayan deyimler
     
    Under arrest: Tutuklu
    You are under arrest for robbery.
    Hırsızlıktan tutuklusunuz.

    Up and down: Bir aşağı bir yukarı
    When he is worried, he walks up and down the corridor.
    O, üzüntülü olduğu zaman, koridorda bir aşağı bir yukarı yürüyor.

    Use upTükenmek, tamamını kullanmak
    He used up all his money while he was shopping.
    O, alış veriş yaparken bütün parasını tüketti.
    Devamı >>

    V

     
    V harfi ile başlayan deyimler
     
    Vacate office: istifa etmek
    After a dispute with the boss he vacated the office.
    Patronla tartıştıktan sonra istifa etti.

    Value your life: Canının kıymetini bilmek
    If you value your life you will not sleep late.
    Eğer canının kıymetini biliyorsan, geç yatmayacaksın.

    Vote back: Geri gitmeyi önermek
    It will rain, I vote we go back.
    Yağmur yağacak, geri gitmemizi öneriyorum.
    Devamı >>

    W

     
    W harfi ile başlayan deyimler
     
    Walk in: Girmek
    He walked in my room.
    O, odama girdi.

    Walk off: Ayrılmak
    I walked off my friend at the airport.
    Havalimanında arkadaşımdan ayrıldım.

    Walk out with: Dolaşmak, çıkmak (arkadaşlık etmek)
    Ayşe walked out with Ahmet.
    Ayşe, Ahmet ile çıktı.
    Devamı >>

    Y

     
    Y harfi ile başlayan deyimler
     
    Year in year out: Bütün yıl boyunca
    Big factories work year in year out.
    Büyük fabrikalar bütün yıl boyunca çalışır.

    Yeoman service: Dürüst ve gayretli hizmet
    This transport company gives yeoman service.
    Bu nakliye şirketi dürüst ve gayretli hizmet veriyor.

    [With] young: Gebe, hamile
    My friends was very happy when he learned that his wife was with young.
    Arkadaşım, eşinin hamile olduğunu öğrenince çok sevindi.
    Devamı >>

    Z

     
    Z harfi ile başlayan deyimler
     
    At the] zenith of his career: Meslek hayatının zirvesinde
    This professor is at the zenith of his career.
    Bu profesör mesleğinin zirvesindedir.

    Zero hour: Başlangıç saati
    The airplanes will take the air zero hour for the raid.
    Uçaklar akının başlangıç saatinde havalanacaklar.
    Devamı >>

    Deyimler bölümümüzün diğer başlıklarına ve İngilizce bölümümüzün diğer tüm konularına sol baştaki butonlara tıklayarak ulaşabilirsiniz.


    İngilizce Eğitim Seti 1.Kur tanıtım videosu




    İngilizce eğitim setleri 4 kur bir arada tanıtımı

    ingilizce seviye testi tanıtımı
    İngilizce öğrenimi hakkında en önemli 8 soru ve cevabı

    Fiyat listesi ve satın al

    İngilizce öğrenimi hakkında en önemli 5 nokta

    Türkiyede en çok satılan en iyi İngilizce eğitim seti

    Limasollu Naci Öğretim Yayınları®

    Sitemizde, İngilizce, Almanca, Rusça ve İspanyolca dilleri alanında çeşitli ücretsiz hizmetler vermek ve eğitim setlerimizin, neden Türkiye'de en çok tercih edilen eğitim setleri olduğunu açıklamak için titizlikle hazırlanmıştır.
    İngilizce eğitim seti, Almanca eğitim seti, Rusça eğitim seti ve İspanyolca eğitim seti linklerimizi tıklayarak setlerimizi inceleyebilir ve sipariş yapabilirsiniz.  

     

     

    çözüm ortaklarıÇözüm Ortakları-1 Çözüm Ortakları-1 Çözüm Ortakları-1
     

    Pangaltı, Ergenekon Cad. No:18 Şişli 34380 İstanbul
    Tel: (0212) 230 89 09           Faks: (0212) 230 18 49
    E-posta : info@limasollunaci.com
    İrtibat büromuzun çalışma saatleri: Pazartesi - Cuma: 09:00 - 17:00
    (Cumartesi ve Pazar kapalıdır.)

    Creation by Medialine Works