NE ARAMIŞTINIZ?

white ne demek Türkçe anlamı

Türkçe İngilizce sözlükte arama yapmak için ise tıklayabilirsiniz.


A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W Y Z
Aranan Kelime: white
Bulunan Sonuç: 16

white

i. ak renk; beyazlık, aklık; biyol. ak; okçulukta hedefin dış halkası; beyaz derili adam; çoğ. beyaz giysi; çoğ. en iyi kalite un.

white

s., f. beyaz, ak; renksiz, sararmış, soluk, solgun; lepiska, san; gümüşten yapılmış boş,yazısız, saf, lekesiz: beyazlar giymiş; öfkeden bembeyaz kesilmiş; akkor; f. beyazlatmak, ağartmak; badana sürmek. white out matb. beyaz aralıklar bırakmak. white ant beyaz karınca, divik. white as a sheet bembeyaz. white bear kutup ayısı, zool. Thalarctus maritimus white birch huş ağacı, bot. Betula pendula. white book kitap halinde yayımlanmış resmi hükümet raporu, beyaz kitap white clover beyaz yonca, bot Trifolium repens white dwarf astr beyaz cuce yıldız white elephant beyaz Hindistan fili; fuzull eşya white feather korkaklık belirtisi white flag beyaz bayrak, teslim bayrağı white gas kurşunsuz saf benzin white gold beyaz altın white goods beyaz çamaşırlar white heat akkor; heyecanın en şiddetli anı the White House Beyaz Saray white lead üstübeç white lie zararsız yalan white light güneş ışığl gibi beyaz ışık white magic iyilik düşüncesiyle yapılan büyü white man beyaz adam white man s burden güya beyaz ırka duşen dünyayl uygarlaşnrma gorevi white meat beyaz et white metal bir çeşit katışık beyaz maden, yatak madeni, beyaz metal white noise belirli frekansları kapsayan gurültulu ses white oak saplı meşe white paper hü kümetin tutumunu belirten resml broşür white pepper tohumlarının dış zarı çıka rılmış tane biber white potato patates white race beyaz ırk white rat (labo ratuvarda kullanılan) beyaz fare White Russia Beyaz Rusya white sale tenzi Iâtlı çamaşır satışı white sauce ahça un ile süt ve yağdan yapılan beyaz sos white slave traffic beyaz kadm ticareti white slavery zorla yapılan orospuluk white supremacy beyaz ırkm ustünlüğü öğretisi white tie beyaz papyon kravat; frak veya resml elbise white water ABD, Kan akarsuda ivi nti yeri bleed white kanım sömürmek; bütün parasını almak white ness i beyazlık; saflık, temizlik whit ish s akça, akçıl, beyazca

whitebait

i. ringa familyasından bir çeşit balık yavrusu.

whitecap

i. köpüklü dalga.

whitecollar

s. efendi sınıfına ait, dairede çalışan.

whitefish

i. alabalık.

whitehot

s. kızgın, akkor; k.dili kızgın, öfkeli, ateş püsküren.

whitelivered

s. benzi uçuk, soluk yüzlü; alçak; korkak, ödlek.

whiten

f. beyazlatmak, beyazlanmak, ağartmak, ağarmak.

whiteout

i., meteor. kutup bölgelerinde kar örtüsü ile bulutların birbirine karışmasından doğan beyazlık.

whitesmith

i. tenekeci; kalaycı.

whitethorn

i. alıç, bot. Crataegus azarolus.

whitethroat

i. külrengi ötlegen, zool. Sylvia communis.

whitewash

i., f. badana; cilt kremi; (argo) örtbas etme: f. badanalamak; örtbas etmek; k.dili. oyunda sayı vermeden yenmek.

whitewing

i. beyaz üniformalı sokak süpürücüsü.

whitey

i., A.B.D., (argo), aşağ. beyaz adam, siyah ırka baskı yapan kimse.

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş

Taksit seçeneklerini ödeme sayfamızda görebilirsiniz.

ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL