NE ARAMIŞTINIZ?

quick ne demek Türkçe anlamı

Türkçe İngilizce sözlükte arama yapmak için ise tıklayabilirsiniz.


A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W Y Z
Aranan Kelime: quick
Bulunan Sonuç: 12

quick

s.,i., z. çabuk, seri, hızlı, tez, süratli; keskin, anlayışlı; işlek, faal; tez elden; titiz, çabuk kızan; gebe, hamile; eski hayatta, canlı, diri; i. tırnak altındaki hassas et; his; z. çabucak, süratle, hemen. quick returns çabuk gelen kazanç. as quick as I can elimden geldiği kadar çabuk. to the quick çok hassas ete kadar, en hassas noktaya kadar. the quick and the dead diriler ve ölüler. quickly z. çabuk, acele. quickness i. çabukluk, sürat.

quicken

f. canlandırmak, diriltmek; tembih etmek, uyandırmak; hızlandırmak, çabuklaştırmak; neşelendirmek, heveslendirmek, şevke getirmek; canlanmak, dirilmek, zindeleşmek; rahimde hayat belirtisi göstermek; hızlanmak.

quickfiring

s. seri ateşli (top).

quickfreeze

f. şiddetli soğukta çabuk dondurmak.

quicklime

i. sönmemiş kireç.

quicksand

i. bataklık kumu.

quickset

i. köklü bitkilerden veya çalılardan oluşmuş çit.

quicksighted

s. keskin nazarlı, keskin gözlü.

quicksilver

i. civa; sır.

quickstep

i. hızlı askeri yürüyüş; hareketli dans.

quickternpered

s. çabuk kızar.

quickwitted

s. zeki, çabuk anlar, çabuk cevap verir.

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL