NE ARAMIŞTINIZ?

qua ne demek Türkçe anlamı

Türkçe İngilizce sözlükte arama yapmak için ise tıklayabilirsiniz.


A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W Y Z
Aranan Kelime: qua
Bulunan Sonuç: 105

qua

z. sıfatıyle, niteliğinde, mahiyetinde.

quack

f., i. ördek gibi bağırmak, ördek sesi çıkarmak; bağırarak manasızca konuşmak; i. ördek sesi, vak vak.

quack

i., s., f. şarlatan hekim, sahte doktor; şarlatan kimse; s. şarlatan; f. şarlatanlık etmek. quack doctor şarlatan hekim. quack'ery i. şarlatanlık. quack'ish. s. şarlatanca. quack grass ayrık otu, bot. Agropyron repens.

quad

i., matb. katrat; k.dili üniversite veya hapishane avlusu; İng., argo kodes, hapishane.

quad

kıs. quadrangle, quadrat, quadruplet.

quadragenarian

s.,i. kırk yaşında (kimse), kırk ile elli yaşları ara- sında (kimse).

quadrangle

i., geom. dörtgen; avlu. quadrang'ular s. dört kenarlı.

quadrant

i., mat. çeyrek daire; yükseklik ölçme aleti. quadran'tal s. çeyrek daireye ait.

quadrat

i., matb. katrat; ekol. deneme için ayrılmış arazi parçası.

quadrate

s., i., f. dört köşeli, murabba; i., anat. dördül kemik; astr. gökcisimlerinin dördün halindeki görünüşü; dördül şekil, kare; f., with ile uymak; uydurmak.

quadratic

s. dörtgen gibi; mat. ikinci dereceden. quadratics i. ikinci derece denklemlerden bahseden cebir dalı.

quadrature

i. kare yapma; mat. alan hesabı; astr. dördün.

quadrennial

s., dört senede bir olan; dört sene süren. quadrennially z. dört senede bir. quadrennium i. dört senelik süre.

quadriceps

i., anat. dörtbaşlı kas.

quadrifid

s., bot. dört parçalı (çiçek yaprağı).

quadriga

i. (çoğ. -gae) eski Roma'da yan yana koşulmuş dört atlı ve çift tekerli araba.

quadrilateral

s., i. dört kenarlı; i. dörtgen, dörtkenar; ask. dört köşesi kaleli alan.

quadrilingual

s. dört dilden, dört dil konuşan.

quadriliteral

s., i. dört harften ibaret (kelime).

quadrille

i. sekiz kişilik bir dans, kadril; kadril havası; kırk kâğıt ve dört kişi ile oynanan eski bir iskambil oyunu.

quadrillion

i., A.B.D. katrilyon, 15 sıfırlı rakam; İng. 24 sıfırlı rakam.

quadrinomial

s., i., mat. dört terimli (rakam).

quadripartite

s. dört kısımlı, dört taraflı.

quadriphonic

s. dört sesli (hoparlör sistemi).

quadrisyllable

i. dört heceli kelime.

quadrivalent

s., kim. dört değerli.

quadrivial

s. dört yönlü, dört yollu.

quadrivium

i. ortaçağda dört yüksek ilim (geometri, astronomi, matematik ve müzik).

quadroon

i. büyükanne ve büyük babalarından biri zenci diğer üçü beyaz olan kimse.

quadrumanous

s. dört ayağı el şeklinde olan; dört elli.

quadruped

s., i. dört ayaklı (hayvan). quadrupedal s. dört ayaklı.

quadruple

s.,i., f. dört kat; i. bir şeyin dört misli; f. dörtle çarpmak, dört misli çoğaltmak veya büyütmek.

quadruplet

i. dörtlü, dörtlü grup; dördüzlerden biri.

quadruplex

s., i.dört katlı; çift yönlü telgraf sistemine ait; telgraf sisteminde gönderici alet.

quadruplicate

f., dörtle çarpmak, dört misli artırmak; s. dört kat, dört misli; mat. dördüncü kuvvete yükselmiş; i. dört benzer şeyden biri.

quaestor

i. eski Roma'da idam cezası verme yetkisi olan hâkim; defterdar. quaestorship i. defterdarlık.

quaff

f., i. içmek, kana kana içmek; i. içim.

quag

i. bataklık, batak.

quagga

i. eskiden Güney Afrika'da bulunan ve zebraya benzer soyu tükenmiş bir yaban eşeği.

quaggy

s. bataklık gibi, basınca çöken, gevşek ve yumuşak.

quagmire

i. batak, bataklık: zor durum.

quahog

i. yenilir bir deniz taragı, zool. Venus mercenaria.

quail

i. bıldırcın, zool. Coturnix coturnix.

quail

f. yılmak, sinmek, ürkmek, cesaretini kaybetmek.

quaint

s. antika, yabansı, acayip, tuhaf, garip ve hoş. quaintly z. garipçe, acayip bir şekilde. quaintness i. antikalık, tuhaflık, acayip hoşluk.

quake

f., i. titremek; sallanmak; i., titreme, titreyiş, ürperme; sallantı; zelzele.

quaker

i. Kuveykır, Kardeş. Quaker meeting Kuveykırlara ait sessiz toplantı; şaka sessiz geçen herhangi bir toplantı. Quakerism i. Kuveykır mezhebi. Quakerly s. Kuveykır gibi, Kuveykır'a benzer.

qualifiable

i. düzeltilebilir, değiştirilebilir; ehliyet kespedebilir.

qualification

i. ehliyet, liyakat, vasıf, meziyet; şart; kayıtlama, tadil, kısıtlama. He has all the qualifications. Bütün niteliklere sahiptir. It requires qual ification. Kısmen doğrudur. with many qualifications birçok meziyetlerle: birçok şartlarla, çok tereddütle.

qualified

s. ehliyetli; şartlı, kısıtlı, sınırlı.

qualify

f. hak kazanmak, ehliyet kazanmak; ehliyet vermek; kısıtlamak, sınırlandırmak; değerlendirmek; nitelendirmek; hafifletmek; gram nitelemek.

qualitative

s. niteliğe ait, niteleyici, nitel. qualitative adjective niteleme sıfatı. qualitative analysis kim. nitel çözümleme, kalitatif analiz. qualitatively z. nitelik bakımından, nitel olarak.

quality

i., s. nitelik, vasıf, keyfiyet; hususiyet, özellik, mahiyet; üstünlük; nevi, çeşit, sınıf; meziyet, artam; man. bir önermenin olumlu veya olumsuz hali; s. kaliteli; yüksek sosyeteye mensup. average quality orta nitelik. high quality yüksek kalite. one's good qualities bir kimsenin iyi hususiyetleri. people of quality eski yüksek sınıftan halk. poor quality düşük kalite. quality control kalite kontrolu.

qualm

i. ansızın gelen gönül bulantısı; şüphe, karamsarlık, umutsuzluk; vicdan azabı, pişmanlık. qualms of con science vicdan azabı, bulunç ezinci.

qualmish

s. mide bulandırıcı; gönlü bulanır. qualmishly z. gönül bulandıracak surette. qualmishness i. göııül bulantısı.

quandary

i. şüphe, tereddüt, hayret, şaşkınlık.

quanta

çoğ., bak. quantum.

quantic

i., mat. iki veya daha fazla birinci dereceden homogen değişkenlerden meydana gelmiş işlem.

quantify

f. miktarını belirtmek, ölçmek; man. bir önermenin niceliğini açıklamak.

quantitative

s. niceliğe bağlı olan, nicel. quantitative analysis kim. niceliğin tahlili, nicel çözümleme, kantitatif analiz. quantitatively z. nicelik bakımından, nicel olarak.

quantity

i. nicelik; miktar; bir hecenin uzunluğu; mat. nicelik; müz. notanın uzunluğu; herhangi bir adet ifade eden işaret; mantıki nicelik; çoğ. büyük miktar, bolluk, çokluk. a negllgible quantity ehemmiyetsiz miktar. He buys in large quantities. Külliyetli miktarda satınalır.

quantize

f. mümkün olan niceliklerini bulmak; bir niceliğin katsayıları olarak göstermek.

quantum

i. (çoğ. -ta) miktar, meblâğ; belirli miktar, pay, hisse; fiz. en ufak enerji birimi. quantum leap önemli bir atılım. quantum theory fiz. kuantum teorisi.

quarantine

i., f. karantina; f. karantinaya koymak, ayırmak. quarantine flag karantina bayrağı, bulaşıcı hastalık işareti olan sarı bayrak. quarantine period karantina müddeti. quarantine regulations karantina nizamları.

quark

i., fiz. maddenin esası olduğu farzedilen ve kısmen elektrik yüklü olan üç çeşit zerrecikten herhangi biri.

quarrel

i., tar. eskiden tatar yayı ile atılan ucu dört köşeli ağır ve kısa ok; taşçı kalemi.

quarrel

f. (-ed, -ing veya -led, -ling) kavga etmek, çekişmek, bozuşmak; kusur bulmak; ağız kavgası etmek.

quarrel

i. kavga, çekişnıe, bozuşma. pick a quarrel kavga çıkarmak. take up a quarrel kavgaya iştirak etmek.

quarrelsome

s. kavgacı, ters, huysuz. quarrelsomely z. kavga etmeye meyilli olarak, kavgacı tavırla. quarrel someness i. kavgacılık, kavgacı tabiat.

quarry

i. baklava şeklinde pencere camı.

quarry

i., f. şahin veya atmaca ile tutulan av; av, şikâr; kovalanan herhangi bir kimse veya şey.

quarry

i., f. taş ocağı; f. taş ocağından kazıp çıkarmak; taş ocağı açmak. quarrier i. taş ocağı işçisi.

quart

i. bir litreye yakın hacim ölçüsü, galonun dörtte biri, kuart. liquid quart A.B.D. 0,946 litre; İng. 1,136 litre. dry quart A.B.D. 1,101 litre.

quart

i. eskrimde bir vaziyet; piket oyununda dört kâğıtlık mütevali takım.

quartan

s., i. dört günde bir olan dördüncüye ait; i., tıb. dört günde bir tutan sıtma gibi bir nöbet.

quarter

i., s. dörtte bir kısım, çeyrek; 25 sentlik sikke; senenin dörtte biri, üç aylık müddet; öğretim yılının dörtte biri; dördün, ay devri müddetinin dörtte biri; den. gemi bordasının kıça doğru her iki tarafı; kasabın kestiği hayvanın bir tarafının yarısı (omuz veya but); havali, semt, etraf, taraf, mahalle, civar; den. harp veya talim zamanında tayfaya ayrılan yer: harpte esir edilen düşmanın ölümden affı, aman; s. dörtte bir, dörtte bire ait. quarters i. kışla, askeri daire, ordugah; konak yeri, geçici mesken. quarter day üç ayda bir gelen hesap ödeme günü. quarter deck kıç güvertesi, subaylara mahsus güverte. quarter horse A.B.D. sığırtmaçların kullandıkları bir cins at. quarter miler çeyrek millik koşularda koşucu. quarter note müz. dörtlük. quarter section Amerika'da bir mil kare arazinin dörtte biri. quarter sessions üç ayda bir açılan sulh mahkemesi. quarter wind den. kıçın yan tarafından esen rüzgâr. at close quarters çok yakın, hemen hemen yan yana, come to close quarters göğüs goğüse dövüşmek, cenkleşmek. divide into quarters dört kısma ayırmak. fore quarter omuz (et). give no quarter aman vermemek. hind quarter but (et). no quarter amansız. on the quarter den. kıç omuzluğunda veya omuzluğundan.

quarter

f. dört eşit kısma ayırmak, dörde bölmek; askeri kışlaya yerleştirmek; oturtmak, yerleştirmek; her tarafa koşup aramak (av köpeği).

quarterage

i. üç ayda bir verilen ücret veya ödeme; kışla, karargâh; mesken bulma ücreti.

quarterback

i. Amerikan futbolunda oyunu idare eden oyuncu.

quarterfinal

i. çeyrek final.

quarterhour

i. çeyrek saat, saat başından bir çeyrek evvel veya sonra.

quartering

s., den. kıç omuzluğuna doğru esen, kıçlık.

quarterly

s., i., z. üç ayda bir verilen veya olan; i. üç ayda bir yayımlanan mecmua; z. üç ayda bir.

quartermaster

i., ask. iaşe subayı; den. serdümen, vardiya çavuşu.

quartern

i. bir ölçünün dörtte biri; İng. dört librelik (1,8 kg) ekmek.

quarternion

i., matb. dört yapraklı ve on altı sayfalı forma.

quarterphase

s. çift fazlı (cereyan), birbirinden 90 derece farklı (iki cereyan).

quartersaw

f. (bir kütüğü) uzunlamasına dörde biçmek.

quarterstaff

i. eskiden silah olarak kullanılan bir kadem boyunda sopa.

quartette

i., müz. dört ses veya dört çalgıya mahsus müzik parçası; böyle çalgı çalan veya şarkı söyleyen dört kişi, dörtlü; dört kişiden ibaret takım. double quartet sekiz kişilik takım. male quartet dört erkekle kurulan okuyucu takımı. mixed quartet iki erkek ile iki kadından kurulan okuyucu takımı. string quartet dört kişilik telli saz takımı.

quartile

i. kartil.

quarto

s., i. (kıs. 4to veya 4 ) tabakayı dört yaprağa bölen; i. tabakaların dört yaprağa yani sekiz sayfaya bölünmesinden meydana gelen kitap.

quartz

i. kuvars, türlü silislerin genel adı. quartz crystal kuvars kristali, elektronik cihazlarda kullanılan kuvars. quartz if'erous s. bileşiminde kuvars bulunan. quartz'ite i. kuvarsit.

quasar

i., astr. çok uzakta olan ve çok kuvvetli radyo dalgaları gönderen gökcismi.

quash

f., huk. iptal etmek, feshetmek, kaldırmak, bozmak; ezmek, bastırmak, mahvetmek.

quasi

z., s. güya, sanki; s. gibi, yarım. quasicontract i. sözleşme olmqadan varmış gibi kanunun koyduğu mecburiyet.

quasi

önek benzeri.

quassia

i. acıağaç, kavasya, bot. Quassia amara; ecza. bu ağaçtan yapılan acı bir ilâç.

quaternary

s., i. dördüncü; dörtlü, dörtten ibaret: b.h., jeol. en son zamana ait; i. dörtlü takım; b.h. en son jeolojik zaman.

quaternion

i. dört şey veya kişiden ibaret takım.

quatrain

i. dört mısralı şiir, rubai, dörtlük.

quatrefoil

i. mimari süsleme sanatında dört yapraktan ibaret şekil.

quattrocento

i., s. on beşinci yüzyıl (özellikle o devrin İtalyan sanat ve edebiyatı).

quaver

f., i. titremek, titrek sesle şarkı söylemek; i. titreme; ses titremesi; İng., müz. sekizlik.

quay

i. rıhtım, iskele. quay'age i. iskele ücreti, rıhtım parası; rıhtımlar.

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL