NE ARAMIŞTINIZ?

kin ne demek Türkçe anlamı

Türkçe İngilizce sözlükte arama yapmak için ise tıklayabilirsiniz.


A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W Y Z
Aranan Kelime: kin
Bulunan Sonuç: 36

kin

(sonek) ufak, küçuk (kuçültme eki,-cik).

kin

i., s. akraba, hısım; eski soy, nesep; akrabalık; s. akrabalığı olan, aynı soydan; benzer. near of kin yakın akraba. next of kin huk. en yakın akraba.

kinaesthetic

s., psik. devinduyumsal.

kind

i. çeşit, cins, tür nevi; eskitabiat, mizaç. a kind of millionaire milyoner gibi bir şey, âdeta milyoner. coffee of a kind kahveye benzer bir şey. I kind of expected it Biraz da bunu bekliyordum. Nothing of the kind Hiç de öyle değil. of a different kind başka çeşitten. pay in kind eşya ile borç ödemek, aynıyle ödemek. They differ in kind Ceşitleri aynı.

kind

s. müşfik, iyi kalpli, nazik, iyi, iyi huylu; başkalarını seven, sevgi besleyen; uysal, yumuşak başlı. kindhearted s. iyi kalpli kindliness, kindness i. şefkat, şef katlilik, yumuşakllk kindly s, z müşfik; z şefkatle; içten, gönülden. take it kindly iyi niyetli olduğunu kabul etmek, kızmamak.

kindergarten

i. ana mektebi, anaokulu. kindergartner i. anaokulu öğretmeni veya öğrencisi.

kindle

f. tutuşturmak, yakmak; alev lendirmek, uyandırmak; alev gibi aydınlatmak; tutuşmak, yanıp tutuşmak; yanmak, ateş almak; parlamak; uyanmak, canlanmak. kindling wood sobayı tutuşturmak için ufak odun, çıra.

kindred

i., s. akraba; soy; akrabalık; s. akraba olan; birbirine benzer, aynı soy veya tabiattan.

kine

i., çoğ., eski inekler, büyükbaşlar.

kinematic , ical

s. harekete ait. kinematics i., fiz. hareket ilmi, kinematik.

kinematograph

bak. cinematograph.

kinesis

(sonek) devim, devinim., hareket; bölünme.

kinesthetic

bak. kinaesthetic.

kinetic

s. devimsel, kinetik. kinetic energy kinetik enerji. kinetics i. cisimlerde hareket meydana getirme veya değiştirmede kuvvetlerin etkisiyle uğraşan fizik dalı, kinetik bilimi. kine'toscope i. sinema makinasınm eski ismi.

king

i. kral; başta olan kimse; bir konuda en usta kimse; satranç şahı; iskambil papazı; dama olan taş; çoğ., b.h. Eski Ahit'te Krallar kitapları. King's Bench İngiltere'de vaktiyle kralın bizzat başkanllk ettiği yüksek mahkeme heyeti. king crab yengece benzer kabuklu nal şeklinde bir deniz hayvanı king post çatının orta direği, baba. king row dama oyununda dama yapılan sıra. King's Counsel ing., huk. kralın hukuk müşaviri. King's English bak. English. king's evil eski sıraca illeti. king snake Güney Amerika'da yaşayan ve diger yılanları öldürüp fare yiyerek geçinen büyük vezararsız bir yılan, zool. Lampropeltis getulus. kingship i. krallık, hükümdarlık.

king

f. kralllk etmek. king it krallık etmek; krallık taslamak.

kingbird

i. kral kuş, bir tür sinekçil.

kingbolt

i. ana kilit, ana sürgü.

kingcraft

i. krallık hüneri.

kingdom

i. krallık, hükümdarlık; hükümet; saltanat; krallık ülkesi; biyol. âlem. kingdom come öteki dünya, cennet, ahret.kingdom of heaven Allahın hâkim oldugu ülke. the United Kingdom Büyük Britanya ile Kuzey İrlanda.

kingfish

i. büyük uskumru; (A.B.D.), k.dili kodaman, bir mahalle veya partinin kuvvetli adamı.

kingfisher

i. yalıçapkını, iskele kuşu, emircik, zool. Alcedo atthis.

kinglet

i .küçük kral; çalıbülbülüne benzeyen bir çeşit ufak kuş.

kinglike

s. kral gibi, krala yaraşır.

kingly

s. krala ait; krala yaraşır; şahane, azametli, muhteşem, kral gibi. king liness i. kral heybeti ve azameti, haşmet.

kingpin

i. bowling oyununda en önde bulunan çomak; k.dili baş, elebaşı .

kingsize

s., k.dili normal ölçülerden büyük (sigara).

kink

i., f. halat, tel veya ipin dolaşması; garip fikir, kapris; ağrılı kas kasıncı, tutulma; f., den. halat gibi dolaşmak; dolaştırmak. kinky s. dolaşık, girift; (argo) müstehcen; garip.

kinkajou

i. Güney Amerika'ya mahsus et yiyen, ağaçlarda yaşayan ve kediden büyük memeli bir hayvan, zool. Po tos flavus.

kino , kino gum

bazı tropikal ağaçlardan çıkan, ilâç ve tabaklıkta kullanılan, kurutulmuş, kırmızı, sıkıştırıcı usare veya zamk; bu zamkı veren ağaç.

kinsfolk

i., çoğ. akraba, hısım.

kinshasa

i. Kinşasa, Kongo Cumhuriyetinin başkenti.

kinship

i. akrabalık, yakınlık, hısımlık; birbirine benzerlik. kinship family akrabalarıyle beraber oturan geniş aile.

kinsman

(çoğ. -men) i. erkek akraba.

kinswoman

(çoğ .-women) i. kadın akraba.

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL