NE ARAMIŞTINIZ?

float ne demek Türkçe anlamı

Türkçe İngilizce sözlükte arama yapmak için ise tıklayabilirsiniz.


A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W Y Z
Aranan Kelime: float
Bulunan Sonuç: 4

float

(i). su üstünde yüzen herhangi bir şey; sal; olta mantarı; şamandıra, duba; geçit resminde kullanılan süslü araba; (den). pervane tahtası; mala; dondurmalı gazoz; (çoğ). tiyatro sahnesinin ön kısmındaki ışıklar.

float

(f). yüzmek, batmamak, su yüzünde durmak, su yüzünde gitmek; hava akımına kapılarak sürüklenmek; hayal gibi hareket etmek, dolaşmak; yüzdürmek; su basmak; sala yüklemek; (hisse senetlerini ve tahvilleri) satışa arzetmek; yaymak, neşretmek.

floater

(i). yüzen kimse veya şey; bir işten öbür işe geçen kimse; çeşitli yerlerde kanuna aykırı olarak oy kullanan kimse.

floating

(s). yüzen; bağlı olmayan; gezici, seyyar, sabit olmayan; değişen. floating anchor (bak). sea anchor. floating bridge yüzen köprü dubalı köprü. floating capital (tic). döner sermaye. floating debt gayri muntazam borç. floating derrick (den). gezer maçuna. floating dock yüzer havuz. floating dredge dubalı tarak. floating island yüzen toprak parçası; üzerinde yer yer yumurtalı köpük olan bir çeşit krema. floating kidney (tıb). yer değiştiren böbrek. floating light fener dubası, fener gemisi, fenerli şamandıra. floating population gelip geçici ahali, gayri sabit nüfus. floating trade deniz ticareti.

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş

Taksit seçeneklerini ödeme sayfamızda görebilirsiniz.

ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL