NE ARAMIŞTINIZ?

work ne demek Türkçe anlamı

Türkçe İngilizce sözlükte arama yapmak için ise tıklayabilirsiniz.


A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W Y Z
Aranan Kelime: work
Bulunan Sonuç: 26

work

(sonek) ... işi, -den yapılmış.

work

i. iş, çalışma, meşguliyet; görev, vazife; emek; eser, kitap; el işi; çalışma yeri; çoğ. fabrika, tesis; çoğ. mekanizma; çoğ., (argo) tüm; sirke köpüğü; çoğ. sevap kazanılacak iş. work force bir yerde çalışan işçilerin tümü. work stoppage işi dudurma, grev. all in day's work normal, mutat, tabii. at work iş başında, işte; çalışırken. get to work işe koyulmak. give someone the works ( argo) birini öldürmek veya hırpalamak; birine sert davranmak, aman vermemek. hard work ağır iş, zor iş. have one's work cut out for one yapacağı iş belli olmak. in the works yapılmakta, bakılmakta, planda. make short work of kısa kesmek, çabuk bitirmek. out of work işsiz, boşta. the whole works hepsi.

work

f. çalışmak, iş yapmak; emek sarfetmek, uğraşmak, meşgul olmak; vazifeli olmak, memuriyeti olmak; işlemek; işletmek; yürümek; başarılı olmak, iyi netice vermek; etkilemek, tesir etmek; oynamak; mayalanmak; çalıştırmak; çözmek, halletmek. work at çalışmak, çabalamak. work in sokuşturmak, araya sıkıştırmak. work into zorlamak, sokmak, koymak. work loose laçka olmak, gevşemek. work off gidermek, üstesinden gelmek. work on tesir etmek, etkilemeye çalışmak; üstünde çalışmak. work one's way güçlükle ilerlemek. work over bir daha yapmak, üstünden geçmek; değişiklik yapmak; A.B.D., (argo) hırpalamak. work up bürümek; heyecanlandırmak, kamçılamak, kurmak; düzenlemek, tanzim etmek, yapmak, geliştirmek. work up to -e hazırlanmak; -i amaçlamak; -e varmak. work upon tesir etmek. be worked up about something bir mesele için heyecanlanmak veya hiddetlenmek. It won't work. Olmaz. Yürümez.

workable

s. işletilebilir; işlenebilir; uygulanabilir, pratik, elverişli. workability, workableness i. uygulanabilme.

workaday

s. adi, alelade, sıradan, bayağı, günlük.

workbag

i. elişi torbası.

workbench

i. tezgah.

workbook

i. alıştırma kitabı, egzersiz kitabı; çalışma kayıt defteri; çalışma rehberi.

workbox

i. dikiş kutusu; alet kutusu.

workday

i., s. işgünü, adi gün; s. adi güne ait.

workehorse

i. beygir; çok çalışan kimse.

worker

i. işçi, çalşışan kimse; amele; zool. işçi sınıfından böcek.

workfellow

i. iş arkadaşı, koldaş.

workfolk

i., çoğ. işçiler, ameleler.

workhouse

i., İng. darülaceze; A.B.D. ıslah evi.

working

s., i. çalışan; çalışmaya ait, işe ait, işe gelir; çalışır vaziyetteki; mayalanan, köpüren; seyiren; i. çalışma; çoğ. maden ocağında çalışma yapılan yerler. working capital döner sermaye; net cari aktif.working class işçi sınıfı. working conditions çalışma şartları. working day iş günü. working drawing mühendislikte çalışmalara kolaylık olmak üzere çizilmiş kısmi bina veya makina planı. working hours iş saatleri. working papers eşit olmayan kimseye verilen çalışma izni belgeleri. working substance, working fluid mak. islim gibi makina çalıştıran sıvı. working surface çalışma yüzeyi.

workingman

i. işçi.

workload

i. adam başına düşen iş.

workman

i., (çoğ.-men) işçi. workmanlike s. ustaya yakışır; usta elinden çıkmış. workmanship i. zanaat; usta işi; ustalık. workmen's compensation işçi tazminatı; işçi sigortası.

workout

i., k.dili. idman, antreman; deneme çalışması; kabiliyet testi.

workpeople

i., çoğ. işçiler.

workroom

i. çalışma odası.

worksheet

i. müsvedde, karalama kağıdı; çalışma programı veya saatlerinin kaydedildiği kağıt.

workshop

i. atelye, işlik, çalışma odası; seminer.

worktable

i. çekmeceli çalışma masası.

workweek

i. haftalık çalışma saati.

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL