NE ARAMIŞTINIZ?

os ne demek Türkçe anlamı

Türkçe İngilizce sözlükte arama yapmak için ise tıklayabilirsiniz.


A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W Y Z
Aranan Kelime: os
Bulunan Sonuç: 42

os

kıs. osmium.

os

i. (çoğ. ora) anat. ağız, delik.

os

i. (çoğ. ossa) anat., zool. kemik.

os

kıs. Old Saxon. Old Style.

oscillate

f. salınmak, gidip gelmek, saat sarkacı gibi hareket etmek; dalgalanmak, çalkanmak; tereddüt etmek. oscilla'tion i. gidip gelme, salınma, titreşme. oscillator i. radyoda elektrik titreşimleri meydana getiren aygıt, osilator. oscillatory s. sallanan, salınan.

oscillograph

i. elektrik akımındaki titreşimleri kaydeden alet, osilograf.

oscitant

s. ağzı açık, esneyen; uyuşuk, uykusu gelmiş. oscitancy, oscitance i. esneme; uyuşukluk, tembellik.

osculant

s., biyol. ortak özellikleri olan.

oscular

s. ağıza ait; öpüşe veya öpmeye ait.

osculate

f., şaka öpmek; değdirmek; geom. hiç olmazsa üç noktanın birbirine dokunmasını sağlayacak şekilde temas etmek; biyol. ortak özellikleri olmak. oscula'tion i. öpme, öpüş. osculatory s. öpmeye ait.

osier

i. sepetçi söğüdü, bot. Salix viminalis.

oslo

i. Oslo.

osmium

i., kim. osmiyum.

osmosis

i., kim. geçişme, osmoz.

osmotic

s., kim. geçişmeli, osmotik.

osprey

i. balık kartalı, deniz tavşancılı, zool. Pandion haliaetus.

osseous

s. kemik cinsinden, kemik gibi; iskeleti olan.

ossicle

i. ufak kemik, kemikçik.

ossifrage

i. balık kartalı, zool. Pandion haliaetus; ötleği, kuzu kartalı, zool. Gypaetus barbatus.

ossify

f., fizyol. kemikleşmek, kemiğe dönmek; katılaşmak; kemikleştirmek; katılaştırmak. ossifica'tion i kemikleşme.

ossuary

i. kemik saklamaya mahsus yer.

ostensible

s. görünüşteki, görünen. ostensibly z. görünürde, görünüşte.

ostensive

s. görünüşte olan, açık, belli.

ostentation

i. gösteriş, gereksiz gösteriş. ostentatious s. dikkati çekmek amacında olan. ostentatiouily z. gösterişli bir şekilde.

osteoarthrosis

i., tıb. oynak iltihabı.

osteoblast

i., anat. kemik dokusu meydana getiren hücre, osteoblast.

osteoclasis

i., tıb. yanlış kaynamayı düzeltmek için bir kemiği kırma ameliyatı, osteoklazi.

osteoclast

i., anat. büyüme halindeki kemiğin içinde kemik dokusunu yiyerek iç boşlukları meydana getiren çok çekirdekli iri hücrelerden biri; tıb. yanlış kay- namayı düzeltmek için kemik kırma ameliyatında kullanılan alet, osteoklast.

osteoid

s. kemik gibi, kemiksi.

osteologist

i. osteolojist, iskelet ve kemiklerin yapısıyle uğraşan uzman.

osteology

i., anat. osteoloji, kemikbilimi.

osteoma

i. (çoğ. -s, -mata) tıb. kemik dokusunda meydana gelen tümor.

osteomyelitis

i., tıb. kemik iliği iltihabı.

osteopathy

i., tıb. ilâç kullanmadan ancak kemikleri ve kasları yoklayıp düzeltmek suretiyle hastalıkları tedavi usulü. osteopath i. kemikleri düzelterek hastalığı tedavi eden uzman. osteopath'ic s. böyle uzmanlığa ait.

osteoplastic

s., fizyol. kemik meydana getiren; tıb. kemik düzeltme tedavisine ait.

osteoplasty

i., tıb. kusurlu kemiği düzeltme veya değiştirme ameliyatı.

osteotomy

i., tıb. kemiği kesme veya bir parçasını çıkarma ameliyatı.

ostler

bak. hostler.

ostracize

f. toplum veya dernekten çıkarmak; bir kimse ile ilişkiyi kesip mevcut değilmiş gibi hareket etmek. ostracism i. sürgün etme; ilişkiyi kesme.

ostracon

i. (coğ. -ca) üstünde yazılar bulunan eski çanak parçası.

ostrich

i. devekuşu zool. Struthio camelus. ostrich plume devekuşu tüyü, özellikle kuyruk ve kanatlarının uzun ve beyaz tüyleri. ostrich tip devekuşu tüyünün ucu. ostrichlike s. görmezlikten veya anlamazlıktan gelerek kendini emniyette zanneden.

ostrogoth

i. beşinci yüzyılda Roma imparatorluğunu istilâ eden Doğu Gotlanndan biri, Ostrogot.

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL