İngilizce Sayılar İle Örnek Cümleler

 
Aşağıda İngilizce sayılar ile çeşitli örnek cümleler görebilirsiniz.

One - bir

A human typically has one head, one nose and one mouth.

Bir insanın normalde bir başı, bir burnu ve bir ağzı vardır.

Two - iki

Two is better than one.

Iki, birden iyidir.

Three - üç

A triangle has three sides.

Bir üçgenin üç kenarı vardır.

Four - dört

There are four seasons: winter, spring, summer and autumn.

Dört mevsim vardır: kış, ilkbahar, yaz ve sonbahar.

Five - beş

Most people have five fingers on each hand and five toes on each foot.

Pek çok insanın her elinde beş parmağı ve her ayağında da beş ayak parmağı vardır.

Six - alti

In volleyball, 6 players from each team play against each other.

Voleybolda, her takımda 6 oyuncu birbirine karşı oynar.

Seven - yedi

There are seven colours in the rainbow.

Gök kuşağında yedi renk vardır.

Eight - sekiz

All spiders  have eight legs and octopus  have eight arms (tentacles).

Tüm örümceklerin sekiz ayağı, ahtapotun da sekiz kolu (dokunaç) vardır.

Nine - dokuz

A human pregnancy normally lasts nine months.

İnsan hamileliği normalde dokuz ay sürer.

Ten - on

Most people have ten fingers and ten toes.

Pek çok insanın on parmağı ve on ayak parmağı vardır.

Eleven – on bir

There are eleven players on a soccer team.

Bir futbol takımında on bir oyuncu vardır.

Twelve – on iki

Most calendar systems have twelve months in a year.

Çoğu takvim sisteminde bir yılda on iki ay vardır.

Thirteen – on üç

Many people think thirteen is an unlucky number.

Pek çok insan, on üçün uğursuz bir sayı olduğunu düşünürler.

Fourteen – on dört

The number of days in a fortnight is fourteen.

Iki haftadaki gün sayısı on dörttür.

Fifteen – on beş

A quarter of an hour is fifteen minutes.

Bir satin dörtte biri on beş dakikadır.

Sixteen – on altı

Many bank card numbers are sixteen digits long.

Pek çok banka kartının numarası on altı basamak uzunluğundadır.

Seventeen – on yedi

Some species of cicadas have a life cycle of seventeen years and they are buried in the ground for seventeen years between every mating season.

Ağustos böceğinin bazı türlerinin yaşam döngüsü on yedi yıldır ve her çiftleşme sezonu arasında on yedi yıl boyunca toprakta gömülü kalırlar.

Eighteen – on sekiz

In most countries, eighteen is the age of consent and voting.

Ülkelerin çoğunda, on sekiz erginlik ve oy verme yaşıdır.

Nineteen – on dokuz

I was actually nineteen when I first heard this song.

Aslında ben bu şarkıyı ilk duyduğumda ondokuzdum (ondokuz yaşındaydım).

Twenty - yirmi

Twenty is the number of milk teeth in an infant’s mouth.

Bebeğin ağzındaki süt dişi sayısı yirmidir.

Twenty-one – yirmi bir

Twenty-one grams is the weight of the soul according to a research. 

Bir araştırmaya göre ruhun ağırlığı yirmi bir gramdır.

Twenty-two – yirmi iki

In a traditional Tarot decks have twenty-two cards with allegorical subjects. Because this number is the number of the letters in Hebrew alphabet.

Geleneksel bir Tarot destesinde alegorik konuları olan yirmi iki kart bulunur. Çünkü bu sayı İbrani alfabesindeki harflerin sayısıdır.

Twenty-three – yirmi üç

Human cells have 23 pairs of chromosomes (22 pairs of autosomes and one pair of sex chromosomes), giving a total of 46 per cell.

İnsan hücrelerinin her birinde, 23 çift kromozom (22 çift otozomal ve bir çift cinsiyet kromozomları)  toplam 46 kromozom vardır.

Twenty-four – yirmi dört

The number of hours in a day is twenty-four.

Bir gündeki saatlerin sayısı yirmi dörttür.

Twenty-five – yirmi beş

The number of frames per second at which motion picture film is usually projected is twenty-four and it is said that every twenty-fifth is a subliminal message.

Bir sinema filminde saniye başına yansıtılan karelerin sayısı genellikle yirmi dörttür ve her yirmi beşincinin subliminal bir mesaj olduğu söylenir.

Twenty-six – yirmi altı

The letter Z is the twenty-sixth and last letter of the English alphabet.

Z harfi İngiliz alfabesinin yirmi altıncı ve son harfidir.

Twenty-seven – yirmi yedi

The number of bones in the human hand is twenty-seven.

İnsan elindeki kemik sayısı yirmi yedidir.

Twenty-eight – yirmi sekiz

There are twenty-eight days in February unless it is a leap year.

Eğer artık (uzun Şubat) değilse, Şubat’ta yirmi sekiz gün vardır.

Twenty-nine – yirmi dokuz

In Turkish, Finnish, Swedish, Danish and Norwegian, the number of letters in alphabets is twenty-nine.

Türkçe’de, Fince’de, İsveççe’de, Danca’da ve Norveçce’de alfabedeki harf sayısı yirmi dokuzdur.

Thirty - otuz

The number thirty is an indication of the end of a news story.

Otuz sayısı bir haber hikâyesinin sonunun belirtisidir.

Thirty-one – otuz bir

Various cards, dice, or numbers games in which the winner is the player whose score equals or most nearly approaches thirty-one is called thirty-one.

Kazananın skorunun otuz bire eşit olduğu ya da en fazla yaklaştığı çeşitli kart, zar ya da sayı oyunları otuz bir diye adlandırılır. 

Thirty-two – otuz iki

The number of teeth of a full set of teeth in an adult human is thirty-two.

Yetişkin bir insanın ağzındaki tam takım bir dişteki diş sayısı otuz ikidir.

Thirty-three – otuz üç

In French, Italian, Romanian, Spanish and Portuguese, the word a patient is usually asked to say when a doctor is listening to his or her lungs with a stethoscope is thirty- three.

Fransızca, İtalyanca, Romence, İspanyolca ve Portekizcede doktorun hastanın ciğerlerini stetoskopla dinlerken söylemesini istediği kelime otuz üç’tür.

Thirty-four – otuz dört

The traffic code of Istanbul, Turkey is thirty-four.

İstanbul’un, Türkiye trafik kodu otuz dörttür.

Thirty-five – otuz beş

In his famous poem, Cahit Sıtkı Tarancı says, “The age 35 is the half of the way.”

Ünlü şiirinde, Cahit Sıtkı Tarancı, “Yaş otuz beş yolun yarısıdır,” der.

Thirty-six – otuz altı

The series "36 Views of Mount Fuji" is maybe the best-known and most popular example of Japanese woodblock prints worldwide.

“Fuji Dağının 36 Görüntüsü” serisi, belki de dünyadaki Japon tahta baskılarının en iyi bilineni ve en popüler örneğidir.

Thirty-seven – otuz yedi

The normal human body temperature in degrees Celsius is thirty-seven.

Normal insan vücudu sıcaklığı otuz yedi derecedir.

Thirty-eight – otuz sekiz

The gates of the sci-fi TV series Star gate SG-1 can stay open a maximum of thirty-eight minutes.

Bilim kurgu TV dizisi Yıldız Geçidi’nin kapıları en fazla otuz sekiz dakika açık kalabilir.

Thirty-nine – otuz dokuz

Japanese Internet chat slang for "Thank You" when written with numbers (3=San 9=Kyuu) is thirty-nine.

Japon internet sohbet argosunda “Teşekkür ederim” sayı ile yazıldığında (3=San 9=Kyuu), otuz dokuzdur

Forty – kırk

To understand a people, you must live among them for forty days says an Arabic proverb.

Bir halkı anlamak için, onlar arasında kırk gün yaşamalısın der bir Arap atasözü.

Forty-one – kırk bir

According to numerology, forty-one is a number of practical thinking, instinctual knowledge and construction.

Numerolojiye göre, kırk bir pratik düşünce, içgüdüsel bilgi ve kurgulamanın sayısıdır.

Forty-two – kırk iki

According to the popular culture, "The answer to the ultimate question of life, the universe and everything is forty-two."

Popüler kültüre göre, “Hayatın, evrenin ve her şeyin nihai sorusunun cevabı kırk ikidir.”

Forty-five – kırk beş

Forty-three muscles are needed to frown.

Kaş çatmak için kırk üç tane kasa ihtiyaç duyulur.

Forty-four – kırk dört

Barack Obama is the forty-fourth President of The United States of America.

Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri’nin kırk dördüncü başkanıdır.

Forty-five – kırk beş

A football match consists of two periods of forty-five minutes each.

Bir futbol maçında her biri kırk beş dakika olan iki bölüm vardır.

Forty-six – kırk alti

Because forty-six in Japanese can be pronounced as "yon roku", and "yoroshiku" means "my best regards" in Japanese, people sometimes use forty-six for greeting.

Kırk altı Japoncada “saygılarımla” anlamına gelen "yon roku" ve "yoroshiku" gibi telaffuz edildiği için, insanlar bazen kırk altı sayısını selamlama için kullanırlar.

Forty-seven- kırk yedi

The ancient Mesopotamians discovered that after forty-seven years, Mars, completing its cycle, returns to the same position among the stars and is in the same relationship to the Earth and Sun.

Eski Mezopotamyalılar, Mars’ın kırk yedi yıl sonra döngüsünü tamamlayarak, yıldızlar arasındaki aynı pozisyonuna döndüğünü ve Dünya ve Güneşle aynı ilişkide olduğunu keşfettiler.

Forty-eight- kırk sekiz

Forty-eight is the total number of minutes in a full NBA game.

Kırk sekiz tam bir NBA maçındaki dakikaların toplam sayısıdır.

Forty-nine- kırk dokuz

A fort-nine is a party and a type of song after any gathering of American Indians.

Kırk dokuz Amerikan Kızılderililerinin toplantılarından sonraki partileri ve bir tür şarkıdır.

Fifty - elli

The phrase "fifty-fifty" commonly expresses something divided equally in two; in business this is often denoted as being the ultimate in equal partnership.

“Fifty-fifty” (yarı yarıya) ifadesi bir şeyin eşit olarak ikiye bölündüğünü ifade eder; iş hayatında da genellikle eşit iş ortaklığını belirtir.

Sixty - altmış

The number of seconds in a minute, and the number of minutes in an hour is sixty.

Bir dakikadaki saniye sayısı ve bir saatteki dakika sayısı altmıştır.

Seventy - yetmiş

The French do not have a word for seventy instead they use "soixante-dix" (60 + 10).

Fransızların yetmişi karşılayacak bir kelimeleri yoktur, bunun yerine "soixante-dix" (60 + 10) kullanırlar.

Eighty - seksen

The number eighty is used in the classic book title Around the World in Eighty Days.

Seksen sayısı Seksen Günde Devr-i Âlem adlı klasik kitapta kullanılır.

Ninety - doksan

 The interior angles of a square are ninety degrees each.

Bir karenin iç açılarının her biri doksan derecedir.

One hundred - yüz

The number of years in a century is one hundred.

Bir asırdaki yılların sayısı yüzdür.

One thousand - bin

An English idiom says “A picture is worth a thousand words”

İngilizce bir deyimde, “Bir resim, bin kelimeye eş değerdedir” denilir.

Ten thousand – on bin

In anatomy, each neuron in the human brain is estimated to connect to 10,000 other.

Anatomide, insan beynindeki her sinir hücresi, yaklaşık 10.000 diğer sinir hücresiyle bağlantılıdır.

One million – bir milyon

There are one million millimetres in a kilometre.

Bir kilometrede bir milyon milimetre vardır.

İngilizce Sayılar ile ilgili diğer konu başlıklarımız

Yorum Yazabilirsiniz

Lütfen değerlendirmenizi yapınız!

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL