NE ARAMIŞTINIZ?

Bu sayfamızda  Future Continuous Tense (Sürekli Gelecek Zaman) ile ilgili çeşitli, karışık örnek cümleler bulabilirsiniz.
 

He will be studying at the library tonight, so he will not see his mum when she arrives.
O, bu gece kütüphanede çalışıyor olacak, bu yüzden annesi geldiğinde onu göremeyecek.

Tonight at 6 p.m., I will be eating dinner. 
Bu gece 6’da akşam yemeği yiyor olacağım.

At midnight tonight, we will still be driving through the desert.  
Bu gece yarısı ıssız bir yolda araba kullanıyor olacağız.

I will be studying while he is making dinner. 
O yemek yaparken, ben ders çalışıyor olacağım.

While Sam  is reading, Mike will be watching television. 
Sam kitap okurken, Mike televizyon seyrediyor olacak.

Tonight, they will be eating dinner, discussing their plans, and having a good time. 
Bu gece, onlar kitap okuyarak, planları hakkında tartışarak iyi vakit geçiriyor olacaklar.

When I arrive at the party everybody will be celebrating. Some will be dancing. A few people will be eating pizza and several people are going to be drinking beer. 
Partiye vardığımda herkes kutluyor olacak. Bazıları dans ediyor olacak. Birkaç insan pizza yiyor olacak ve bazıları da bira içiyor olacak.

This time next week we shall be visiting museums.
Haftaya bu vakitler müzeleri geziyor olacağız.

You will be sleeping when I come back.
Eve döndüğümde sen uyuyor olacaksın.

They will be bathing the baby while I’m working tomorrow.
Yarın ben çalışırken onlar bebeğe banyo yaptırıyor olacaklar.

I’ll be preparing for the exams all next week.
Gelecek hafta boyunca sınavlara hazırlanıyor olacağım.

We’ll be rehearsing all next month.
Gelecek hafta boyunca prova yapıyor olacağız.

When she comes she’ll be continually asking silly question again.
Geldiği zaman yine devamlı olarak aptalca sorular sorup duracak.

My grandfather will be here tomorrow. We’ll be listening to his life story.
Büyükbabam yarın burada olacak.  Artık onun hayat hikâyesini dinler dururuz.

Will you be meeting my uncle tomorrow?
Yarın amcamı karşılayacak mısın?

Will you be driving to Aksaray? If so, will you take me, too?
Arabayla Aksaray’a mı gideceksin? Eğer öyleyse beni de götürür müsün?

What time will you be going there?
Oraya saat kaçta gideceksin?

This room is very untidy. You’ll be studying in the next room.
Bu oda çok dağınık. Siz bitişik odada çalışın.

The baby will be sleeping so we’ll be playing in the garden.
Bebek uyuyor olacak onun için biz bahçede oynayacağız.

They’ll be wathching TV here, you’ll be sleeping upstairs.
Burada TV seyrediyor olacaklar, siz üst katta uyuyun.

I’ll be playing basketball all afternoon tomorrow.
Yarın bütün öğleden sonra basketbol oynuyor olacağım.

You’ll be watching TV all day Sunday.
Bütün pazar günü TV seyrediyor olacaksınız.

Bob will be having extra lessons this time tomorrow.
Yarın bu zamanlarda Bob fazladan ders yapıyor olacak.

We’ll be touring Istanbul all day tomorrow.
Yarın bütün gün İstanbul’u dolaşıyor olacağız.

They’ll be leaving London in an hour’s time.
Bir saat içinde Londra’dan ayrılıyor olacaklar.

I  will be playing the violin,this time tomorrow.
Yarın bu zamanlar keman çalıyor olacağım.

I won’t be playing the guitar this time tomorrow.
Yarın bu zamanlar gitar çalıyor olmayacağım.

You’ll be seeing the nurse in a few minutes time.
Bir-iki dakikaya kadar hemşireyi görüyor olacaksın.

You won’t be seeing the doctor in a few minutes time.
Bir-iki dakikaya kadar doktoru görüyor olmayacaksın.

In a few years time, I’ll be working for a big advertising company.
Birkaç yıl içerisinde büyük bir reklamcılık şirketi için çalışıyor olacağım.

Judy will be staying in Paris during the summer. 
Judy yaz boyunca Paris’te kalıyor olacak.

She won’t be staying in London during the summer. 
O, yaz boyunca Londra’da kalmayacak.

We’ll be watching TV while you’ll be getting dinner ready.
Sen akşam yemeğini hazırlarken biz TV seyrediyor olacağız.

We won’t be studying while you’ll be getting dinner ready.
Sen akşam yemeğini hazırlarken biz ders çalışıyor olmayacağız.

They’ll be talking about the teachers the whole day.
Bütün gün öğretmenleri konuşuyor olacaklar.    

 

İngilizce Future Continuous Tense (Sürekli Gelecek Zaman)

Yorum Yazabilirsiniz

Lütfen değerlendirmenizi yapınız!

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL