NE ARAMIŞTINIZ?

Mit freunden zusammen zu abend essen

Sayfamızda Almanca öğrenme konusunda yararlı olabilecek arkadaşlarla akşam yemeği yemek ile ilgili bir konuşma örneği görmektesiniz.
 
Karin: (aus der küche) Das abendessen ist fertig. Könntet ihr bitte platz nehmen?
Karin: (mutfaktan) Yemek hazır.Yerlerinize geçmek ister misiniz?

Hans: Kann ich helfen?
Hans: Yardıma ihtiyacın var mı?

Karin: Ja. Könntest du bitte die teller hineintragen?
Karin: Evet, var. Bu tabakları içeri götürebilir miydin?

(Ein paar minuten später)
(Birkaç dakika sonra)

Anne: Du hast den tisch sehr schön gedeckt, Karin.
Anne: Masayı güzel kurmuşsun, Karin.

Hans: Du meinst, ihr habt den tisch schön gedeckt!
Hans: Siz güzel kurdunuz demeyi kastetmiş olmalısın!

Anne: Oh entschuldige, hans, ich habe es nicht gemerkt.
Anne: Oh üzgünüm, hans, anlamadım.

Karin: Er macht spaß. Eigentlich hat er nur die kerzenleuchter vorbereitet!
Karin: Dalga geçiyor. Aslında sadece mumları hazırladı.

(Gelächter)
(Gülüşme)

Sarah: Das ist eine süße melone!Hervorragend!
Sarah: Bu tatlı kavun. Mükemmel olgun!

(Ein paar minuten später)
(Bir kaç dakika sonra)

Karin: Jeder bedient sich selbst beim gemüse.
Karin: Herkes kendi sebzesini alsın!

Sonja: Eiei, das sieht aber gut aus.
Sonja: Vay canına, güzel görünüyor!

Anne: Natürlich!
Anne: Tabii ki.

Adrian: Vergiss nicht, du machst gerade eine strenge diät, sonja.
Adrian: Unutma sen sıkı bir perhizdesin, sonja!

Sonja: Nicht heute abend. Heute ist ein besonderer abend.
Sonja: Bu gece değil.Bu gece özel bir gece.

Hans: Adrian, könntest du bitte das gemüse weiterreichen?... Danke.
Hans: Adrian, sebzeleri uzatabilir miydin,lütfen? Teşekkürler.

(Später)
(Sonra)

Karin: Möchte jemand noch etwas vom rindfleisch? Sonja, nimm noch etwas!
Karin: Biraz daha biftek isteyen var mı?Sonja, biraz daha al!

Sonja: Nein danke, karin, es war wirklich sehr lecker.
Sonja: Hayır, teşekkürler karin, fakat bu gerçekten lezzetliydi.

Karin: Adrian? Aber du nimmst doch sicher noch etwas?
Karin: Adrian? Sen alırsın elbette!

Adrian: Aber nur ein bisschen. Das ist genug..... Nein, wirklich!
Adrian: Çok az, lütfen....yeterli, ....hayır, gerçekten!

Karin: Noch ein bisschen, sara?
Karin: Sara biraz daha?

Sara: Nur ein löffel, mehr nicht,danke. Karin, du bist eine tolle köchin!
Sara: Sadece bir kaşık, o kadar,teşekkürler. Karin, sen müthiş bir aşçısın! 
 
Faydalı olabilecek diğer bazı konu başlıklarımız

 

Yorum Yazabilirsiniz

Lütfen değerlendirmenizi yapınız!

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL