• sepet
  • (0212) 230 89 09


    Telefonumuz C.tesi ve Pazar da açıktır.

    İngilizce Konuşma


    Sitemizin bu sayfasında, İngilizce konuşma kalıpları yer almaktadır. Çeşitli yaşantılarda oluşacak konuşmalar, konu başlıkları altında verilmektedir.

    Bu konuşma çalışması, hem çeşitli yaşantılarda oluşacak kalıp cümleleri öğrettiği gibi, aynı zamanda İngilizce günlük konuşma alışkanlığınızı geliştirecektir.

    İngilizce Konuşma Diyalogları ve Kalıpları

    Günlük konuşmalar sırasında kullanılma sıklığı fazla olan konuşma kalıpları hafızanızda yer ederse, sırası geldiği zaman Türkçe düşünüp İngilizceye çevirmektense, direk olarak bildiğiniz konuşma kalıbını kullanırsınız. Böylece konuşma beceriniz artar.
     
    Sayfamızın ilk örneği olarak kendini tanıtmak ile ilgili bir örnek görelim.
     

    Introducing Yourself | Kendini Tanıtmak

     
    ingilizce konuşma
     
    Kendini tanıtma ile ilgili karşılıklı konuşmalar 
     
    More Formally
    Resmi (Ciddi)

    John Wood:    Good morning, my name’s John Wood.
    John Wood:          Günaydın, Benim adım John Wood.
        
    Tom Grayson:    Tom Grayson, how do you do? Do take a  seat..... Did you have a good trip?
    Tom Grayson:      Tom Grayson, nasılsınız? Oturun...... Seyahatiniz iyi geçti mi?
        
    John Wood:    Generally very good, thanks, although the  traffic round the airport was pretty heavy, so it took us ages to  get out.
    John Wood:        Her ne kadar havaalanı çevresinde trafik çok yoğunsa da,   genellikle çok iyi teşekkürler, bu yüzden dışarı çıkmamızhayli uzun sürdü.
        
    Tom Grayson:      It’s getting worse, isn’t it? Would you like some coffee?
    Tom Grayson:      Kötüleşiyor, değil mi? Kahve içer miydiniz?
        
    John Wood:    Yes, please.
    John Wood:          Evet, lütfen
       
    Tom Grayson:      (to the secretary) Trisha, would you mind getting us some coffee and biscuits please?
    Tom Grayson:      (sekretere) Trisha, bize biraz kahve ve bisküvi getirir misin, lütfen?
       
    More Informally
    Resmi Olmayan (Daha samimi)
     
    Tom:        Hello, I’m Tom! You’re one of Mark’s friends, are you?
    Tom:        Merhaba, ben Tom! Siz Mark’ın arkadaşlarından birisiniz, öyle mi?
        
    John:        That’s right. My name’s John. Mark and I were in the same class at school.
    John:        Bu doğru. Benim adım John. Mark ve ben okulda aynı sınıftaydık.
       
    Tom:        I’ve been working with Mark for how far long? Getting on for three years now. We play a lot of squash together, too, although we never seem to get any better.
    Tom:        Ben  Mark’la ne kadar zamandır çalışmaktayım? Şimdi üç yıla yaklaşıyor. Hiç ilerliyor görünmememize rağmen beraber çokça  Squash da oynarız.
        
    John:      Yes, it seems he’s got much more interested in sport since he  left school. I was always  more interested in it than he was.                
    John:        Evet, okuldan ayrıldığından beri spora merakı daha çok artmış görünüyor. Ben daima ondan fazla meraklıydım.
        
    Tom:        Really?
    Tom:        Sahi mi? 

    Introducing Your Family | Ailenizi Tanıtmak

    ingilizce konuşma
     
    Sayfamızın ikinci örnek konusu olarak, ailenizi tanıtmak ile ilgili karşılıklı konuşmalar görelim.
     
    George:    Hey Ann! Come and say hello to my family, this is my mother.              
    George:     Hey Ann! Gel ve aileme merhaba de, bu annem.
        
    Mother:    How do you do?
    Anne:      Nasılsınız?
       
    Ann:         How do you do?
    Ann:         Nasılsınız?
        
    George:    And this is my father.
    George:    Ve bu babam.
       
    Father:    Hello Ann! I’ve heard a lot about you.
    Baba:       Merhaba Ann! Senin hakkında çok şey duydum.

    Ann:         Hello, Mr Turner!
    Ann:         Merhaba, Bay Turner!
        
    George:     This is my sister, Liz.
    George:     Bu kız kardeşim, Liz.
        
    Liz:            Nice to meet you Ann.
    Liz:            Tanıştığımıza sevindim Ann.  
        
    Ann:         Hello Liz!
    Ann:         Merhaba Liz!
        
    George:     And this is brother, Rick.
    George:     Ve bu da erkek kardeşim, Rick.
        
    Rick:          Hi!
    Rick :         Selam!
        
    Ann:          Hi!
    Ann:          Selam!
        
    Father:    Anyway, we’d better be going or we’ll be late. See you both later, perhaps, bye!.
    Baba:       Neyse, gitsek iyi olur yoksa geç kalacağız. İkinizle de daha sonra görüşürüz herhalde, hoşçakalın.
        
    George/ Ann:       Bye!
    George/ Ann:       Güle güle!

    Phoning A Company | Bir Şirkete Telefon Açmak

     
    ingilizce konuşma

    Sayfamızın bir diğer örnek konusu olarak, şirkete telefon açmak ile ilgili karşılıklı konuşmalar görelim.
     
    Secretary:    Hello!
    Sekreter:    Merhaba!
        
    Mr Johnson:    Good morning. It’s Richard Johnson of Delta Bank. Could I speak to Mr Reed, please?
    Bay Johnson:    Günaydın. Ben Delta Bankası’ndan Richard Johnson. Bay Reed ile görüşebilir miyim, lütfen?

    Secretary:     He’s on the other line at the moment. Would you like to hold or shall I get him to phone you back?
    Sekreter:     O, şu anda diğer hatta. Beklemek mi istersiniz yoksa ona sizi arattırayım mı?
        
    Mr Johnson:    I’ll hold, thanks.
    Bay Johnson:    Hatta kalacağım, teşekkürler.

        (a minute later)
        (bir dakika sonra)
       
    Secretary:     Putting you through now, Mr Johnson.
    Sekreter:     Şimdi sizi bağlıyorum, Bay Johnson.
        
    Mr Reed:     Hello, Richard. How are things?
    Bay Reed:     Merhaba, Richard. Nasıl gidiyor?
        
    Mr Johnson:      Fine thanks. I’ve got a couple of questions regarding the account and I wondered if we could meet to discuss them?
    Bay Johnson:    İyiyim teşekkürler. Muhasebe hususunda bir kaç sorum var ve bunları tartışmak için buluşup buluşamayacağımızı merak ediyorum.
       
    Mr Reed:     No problem, my diary isn’t too full this week.
    Bay Reed:     Sorun yok, randevu defterim bu hafta fazla dolu değil.
        
    Mr Johnson:    How about this Thursday... say at 11?
    Bay Johnson:    Bu perşembe 11’e ne dersin?
        
    Mr Reed:     11.15 would be fine, although there is just a chance I’ll have to postpone it.
    Bay Reed:     11.15 olur, fakat az bir ihtimalle ertelemek zorunda kalabilirim.
        
    Mr Johnson:    Shall I get my secretary to ring on Thursday morning to confirm?
    Bay Johnson:    Sekreterime perşembe sabahı teyid etmesi için arattırayım mı?
        
    Mr Reed:     If you wouldn’t mind.
    Bay Reed:     Nasıl isterseniz.
     

    Konuşma bölümümüzün diğer başlıklarına ve İngilizce bölümümüzün diğer tüm konularına yukarıda sol baştaki faydalı bilgiler butonuna tıklayarak ulaşabilirsiniz.

    (0212) 230 89 09


    Telefonumuz C.tesi ve Pazar da açıktır.
    Kampanyalarımızdan
    haberdar olun!

    Limasollu Naci Öğretim Yayınları®

    Sitemizde, İngilizce, Almanca, Rusça ve İspanyolca dilleri alanında çeşitli ücretsiz hizmetler vermek ve eğitim setlerimizin, neden Türkiye'de en çok tercih edilen eğitim setleri olduğunu açıklamak için titizlikle hazırlanmıştır.
    İngilizce eğitim seti, Almanca eğitim seti, Rusça eğitim seti ve İspanyolca eğitim seti linklerimizi tıklayarak setlerimizi inceleyebilir ve sipariş yapabilirsiniz.  

     

     

    çözüm ortaklarıÇözüm Ortakları-1 Çözüm Ortakları-1 Çözüm Ortakları-1
     

    Pangaltı, Ergenekon Cad. No:18 Şişli 34380 İstanbul
    Tel: (0212) 230 89 09           Faks: (0212) 230 18 49
    E-posta : info@limasollunaci.com
    İrtibat büromuzun çalışma saatleri: Pazartesi - Cuma: 09:00 - 17:00
    (Cumartesi ve Pazar kapalıdır.)

    Creation by Medialine Works