• sepet
  • (0212) 230 89 09


    Telefonumuz C.tesi ve Pazar da açıktır.

    İngilizce Çalışma

    Studying English

    ingilizce çalışma
     
    Sitemizin bu bölümünde ingilizce çalışma teknikleri ve sistemleri yer almaktadır. 
     
    Çeşitli mekanlarda karşılaşılacak günlük konuşmalar, pratik ingilizce çalışmalar yapmanız için verilmektedir. Bu ingilizce çalışma sistemi ile yine değişik ortamlarda kullanılan kalıp cümlelerin belleğinize yerleşmesi amaçlanmaktadır. 

    İngilizce Çalışma Yöntemleri

    Kullanacağınız doğru İngilizce çalışma yöntemleri sizin ingilizce’ye yatkınlığınızı arttırır. Konuşmanıza akıcılık kazandırır.
     
    Sayfamızda incelemekte olduğunuz konular Limasollu Naci Öğretim Yayınları’nın   İngilizce eğitim seti  içeriklerinden alınmış bulunmaktadır.
     
    İlk olarak bir tren bileti satın alma konusu ile ilgili bir örnek pratik ingilizce çalışma örneği görelim. 

    Buying A Train Ticket | Bir Tren Bileti Satın Almak 

    ingilizce çalışma

    İngilizce tren bileti almak konusunda karşılıklı konuşmalar
     
     
    Tourist: Two returns  to London, please.
    Turist: Londra’ya iki gidiş- dönüş, lütfen.
     
    Ticket-clerk: Leaving when?
    Bilet memuru: Ayrılış ne zaman?
     
    Tourist: Tomorrow morning. 
    Turist: Yarın sabah.
     
    Ticket-clerk: At which time?
    Bilet memuru: Saat kaçta?
     
    Tourist: Probably on the 8.10.
    Turist: Belki 8.10.
     
    Ticket-clerk: And coming back tomorrow evening?
    Bilet memuru: Ve yarın akşam geri mi döneceksiniz?
     
    Tourist: That’s right. How much will it be?
    Turist: Bu doğru. Ne kadar tutuyor?
     
    Ticket-clerk: For trains leaving before the 8.50 train the return fare is £56, but after that it’s £29.50.
    Bilet memuru: 8.50 treninden önce kalkan trenler için gidiş-dönüş ücreti £56, fakat ondan sonra £29.50.
     
    Tourist: That’s a very big difference!
    Turist: Bu büyük bir fark!
     
    Ticket-clerk: It is, isn’t it?
    Bilet memuru: Öyle, değil mi?
     
    Tourist: In that case we’d better go for the 8.50!
    Turist: Bu durumda 8.50 ile gitsek daha iyi olur!
     
    Ticket-clerk: So that’s a total of £59, please........ Thanks. The first train you can get back in the evening on that ticket is the 7.30.
    Bilet memuru: Öyleyse buyrun işte toplam £59, lütfen........Teşekkürler. Akşam bu biletle dönebileceğiniz ilk tren 7.30’da.
     
    Tourist: OK. Thanks for your help.
    Turist: Tamam. Yardımlarınız için teşekkürler.
     
    Ticket-clerk: That’s OK.
    Bilet memuru: Önemli değil.
     
     

    Joining An English Class | Bir İngilizce Sınıfına Katılmak (Dershane)

    ingilizce çalışma
     
    İngilizce çalışma sayfamızın ikinci örneği olarak bir dersanede geçen ingilizce karşılıklı konuşmaları görelim
     
    Miss Bridge:     Mr Jackson, this is Ahmet Ozkan, he’s a new student.
    Bayan Bridge: Bay Jackson, bu Ahmet Özkan, o yeni bir öğrenci.
     
    Mr Jackson:     Hello, Ahmet, welcome to the class! Would you like to sit here or here?
    Bay Jackson:   Merhaba Ahmet, sınıfa hoş geldin! Burada mı yoksa burada mı oturmak istersin?
     
    Ahmet:   I’d like to sit here, please.
    Ahmet:       Burada oturmak istiyorum, lütfen.
     
    Mr Jackson:     This is Giovanni, from Italy. You’ll soon learn everybody’s names.
    Bay Jackson:   Bu İtalya’dan Giovanni. Yakında herkesin ismini öğreneceksin.
     
    Ahmet:   Hello.
    Ahmet:       Merhaba.
     
    Mr Jackson:     You’re Turkish, are you Ahmet?
    Bay Jackson:   Türksün, öyle mi Ahmet?
     
    Ahmet:   That’s right, I’m from Ankara, but I’ve been  living in Bursa.
    Ahmet:       Bu doğru, Ankara’lıyım, fakat Bursa’da yaşamaktayım.
     
    Mr Jackson:     How long have you been studying English,  Ahmet?
    Bay Jackson:   Ne zamandır İngilizce çalışmaktasın, Ahmet?
     
    Ahmet:   For two years, but I can’t speak very well. I’ve been concentrating on Science subjects.
    Ahmet:       İki yıldır, fakat iyi konuşamıyorum. Bilim konularına konsantre olmaktayım.
     
    Mr Jackson:     Your English sounds relatively good to me.
    Bay Jackson:   İngilizcen kulağa iyi geliyor.
     
    Ahmet:   Thank you, sir.
    Ahmet:       Teşekkür ederim, bayım.
     
    Mr Jackson:     Just for this lesson, can you share with Giovanni? I’ll bring your copy of the course-book next lesson. OK? We’ve been looking at the way we use the present perfect continuous.
    Bay Jackson:   Sadece bir derslik Giovanni ile ortak­a­şa kul­la­na­bi­lir mi­sin? Se­nin kurs ki­ta­bı­nın kop­ya­sı­nı ge­le­cek ders ge­ti­re­ce­ğim. Ta­mam mı? Pre­sent Per­fect Con­ti­nu­ous’ı kul­lan­ma ku­ra­lı­na ba­kı­yo­ruz.
     

    Getting Somebody To Go To The Leisure Centre | Birini Spor Salonuna Götürmek

    ingilizce çalışma

    İngilizce çalışma bölümümüzün bir diğer örneği olarak bir spor salonuna giderken geçen ingilizce karşılıklı konuşmaları görelim 
     
    Mark: Hello, Mrs Driver. Is Paul there?
    Mark: Merhaba Bayan Driver. Paul orada mı?
     
    Mrs Driver: Hello, Mark, I’ll just get him.........Paul!
    Bayan Driver: Merhaba, Mark, Onu hemen çağıracağım...... Paul!
     
    (a few moments later)
    (biraz sonra)
     
    Paul: Hi, Mark. How are you?
    Paul: Selam, Mark. Nasılsın?
     
    Mark: OK, thanks. Are you doing anything tonight?
    Mark: İyiyim, teşekkürler. Bu gece bir şey yapıyor musun?
     
    Paul: Not much, watching a bit of TV, that sort of thing, why?
    Paul: Pek sayılmaz, biraz televizyon izleyeceğim, o tarz bir şey işte, niçin?
     
    Mark: Well, I was thinking of going over to leisure centre.
    Mark: Şey, spor salonuna gitmeyi düşünüyordum da.
     
    Paul: Oh, I’m not sure.... Mark... er... I’m not feeling all that... brillant.... actually. I’m getting lazy, I know.
    Paul: Oh, ben emin değilm....... Mark... ee.. Aslında kendimi çok iyi hissetmiyorum. Biliyorum tembelleşiyorum.
     
    Mark: Oh come on Paul, we’ve got to get really fit for the new football season!
    Mark: Oh hadi Paul, yeni futbol sezonu için forma girmiş olacağız!
     
    Paul: It’s getting ready and all the kit and everything...
    Paul: Hazırlanıyor ve bütün çocuklar ve her şey.......
     
    Mark: Look, once you get there, you’ll feel different.   You always do. Just half an 
    hour in the gym and then a swim.
    Mark: Bak, bir kez git oraya, farklı hissedeceksin. Her zamanki gibi. Sadece yarım saat jimlastik ve sonra yüzme. 
     
    Paul: 0h allright.
    Paul: Tamam.
     
    Mark: See you in half an hour?
    Mark: Yarım saat içinde görüşür müyüz?
     
    Paul: Make it three quarters of an hour. It’ll take me a while to get  my things together
    Paul: Şunu üç çeyrek saat yap. Eşyalarımı bir araya toplamak epey zamanımı alacak.
     
     
    Çalışma bölümümüzün diğer başlıklarına ve İngilizce bölümümüzün diğer tüm konularına sol baştaki butonlara tıklayarak ulaşabilirsiniz.


    İngilizce Eğitim Seti 1.Kur tanıtım videosu




    İngilizce eğitim setleri 4 kur bir arada tanıtımı

    ingilizce seviye testi tanıtımı
    İngilizce öğrenimi hakkında en önemli 8 soru ve cevabı

    Fiyat listesi ve satın al

    İngilizce öğrenimi hakkında en önemli 5 nokta

    Türkiyede en çok satılan en iyi İngilizce eğitim seti

    Limasollu Naci Öğretim Yayınları®

    Sitemizde, İngilizce, Almanca, Rusça ve İspanyolca dilleri alanında çeşitli ücretsiz hizmetler vermek ve eğitim setlerimizin, neden Türkiye'de en çok tercih edilen eğitim setleri olduğunu açıklamak için titizlikle hazırlanmıştır.
    İngilizce eğitim seti, Almanca eğitim seti, Rusça eğitim seti ve İspanyolca eğitim seti linklerimizi tıklayarak setlerimizi inceleyebilir ve sipariş yapabilirsiniz.  

     

     

    çözüm ortaklarıÇözüm Ortakları-1 Çözüm Ortakları-1 Çözüm Ortakları-1
     

    Pangaltı, Ergenekon Cad. No:18 Şişli 34380 İstanbul
    Tel: (0212) 230 89 09           Faks: (0212) 230 18 49
    E-posta : info@limasollunaci.com
    İrtibat büromuzun çalışma saatleri: Pazartesi - Cuma: 09:00 - 17:00
    (Cumartesi ve Pazar kapalıdır.)

    Creation by Medialine Works