NE ARAMIŞTINIZ?

İçerikler

Bu sayfamızda Past Continuous Tense (İngilizce Geçmiş Zamanda Devamlılık)  ile ilgili çeşitli, karışık örnek cümleler bulabilirsiniz.
 

They were having dinner when you knocked the door .

Sen kapıyı çaldığında onlar yemek yiyorlardı.

 

They were reading books while she was cleaning the floor.

O yerleri temizlerken onlar kitap okuyordu.

 

They were sunbathing while the children were playing.

Çocuklar oynarken onlar güneşleniyordu.

 

He was crying when l saw him.

Ben onu gördüğümde o ağlıyordu.

 

She was going home when you called​ her.

Sen onu aradığında o eve gidiyordu.

 

I was listening to you when the thieve robbed the shop.

Hırsız dükkânı soyduğunda ben seni dinliyordum.

 

The police was  chasing the man while you were talking.

Sen konuşurken polis adamı kovalıyordu.

 

They were sightseeing  the city center when I bumped into them.

Ben onlarla karşılaştığımda onlar şehir merkezini geziyorlardı.

 

I was teaching English when the door opened.

Kapı açıldığında ben İngilizce öğretiyordum.

 

I was shaking the bottle when it crashed.

Şişe kırıldığında ben şişeyi çalkalıyordum.

 

Ayşe was wearing her coat while he was preparing breakfast.

O kahvaltıyı hazırlarken Ayşe montunu giyiyordu.

 

The man was carrying the boxes when I parked the car.

Ben arabayı park ettiğimde adam kutuları taşıyordu.

 

The dog was running after the frisbee while I was playing tennis.

Ben tenis oynarken köpek frizbinin arkasından koşuyordu.

 

My father was cutting a watermelon while I was washing the dishes.

Ben bulaşıkları yıkarken babam karpuzu kesiyordu.

 

My mother was telling a  story when  you arrived home.

Sen eve vardığında annem bir hikâye anlatıyordu.

 

I was waiting for the bus while you were  walking to home.

Sen eve yürürken ben otobüs bekliyordum.

 

She was doing homework while you were sleeping.

Sen uyurken o ödevini yapıyordu.

 

She was looking for her keys when you left home.

Sen evden çıktığında o anahtarlarını arıyordu.

 

I was taking a picture when you called me.

Sen beni aradığında ben fotoğraf çekiyordum.

 

He was  painting the walls while you were  washing your hands.

Sen ellerini yıkarken o duvarları boyuyordu.

 

He was going to cinema while you were making a cake.

Sen kek yaparken o sinemaya gidiyordu.

 

He was drinking coffee when you sat on the table.

Sen masada otururken o kahve içiyordu.

 

They were screaming when you slept.

Sen uyurken onlar çığlık atıyordu.

 

They were taking a test at 12 o clock yesterday noon.

Onlar dün öğlen saat 12’de test oluyorlardı.

 

He was eating his dinner while you were looking for him.

Sen onu ararken o akşam yemeğini yiyordu.

 

She wasn’t swimming in the pool.

O havuzda yüzmüyordu.

 

The dog wasn’t chasing the cat.

Köpek kediyi kovalamıyordu.

 

The Mouse wasn’t eating some cheese.

Fare biraz peynir yemiyordu.

 

They weren’t reading the book when you called.

Sen aradığında onlar kitap okumuyorlardı.

 

Was she lying in her bed?

O odasında uzanıyor muydu?

 

What were they doing?

Onlar ne yapıyorlardı?

 

Why was he standing up?

O neden ayakta dikilmişti?

 

Was he playing tennis?

O tenis mi oynuyordu?

 

Were they cooking hot dogs?

Onlar sandviç mi pişiriyorlardı?

 

Was his uncle taking a video?

Onun amcası video mu çekiyordu?

 

Was she sightseeing in the city center?

O şehir merkezini mi geziyordu?

 

Was  she shopping on the street?

O, sokakta alışveriş mi yapıyordu?

 

Were they walking to the bus stop?

Onlar otobüs durağına mı yürüyorlardı?

 

Was he drinking a glass of tea?

O bir bardak çay mı içiyordu?

 

Past Continuous Tense

 

Faydalı olabilecek diğer bazı konu başlıklarımız

İngilizce Türkçe çeviri

İngilizce Sıfatlar

Mektup Arkadaşı

Yorum Yazabilirsiniz

Lütfen değerlendirmenizi yapınız!

Alışveriş Sepetiniz

Sepetiniz henüz boş
ALIŞVERİŞE DEVAM ET

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Parolanızı mı unuttunuz?
ÜYE DEĞİLSENÜYE OL