İngilizce zamanlar
Tüm ingilizce zamanlar konusunu, aşağıda ingilizce zamanlar tablosu şeklinde görmektesiniz.
İstediğiniz ingilizce zaman hakkında, mavi yazılara tıklayarak geniş bilgi edinebilirsiniz.
|
Simple present tense
İngilizce geniş zaman
Simple present tense bir işin her zaman yapıldığını anlatır.
I drink milk every morning.
Ben her sabah süt içerim.
|
|
Present continuous tense
İngilizce şimdiki zaman
Present continuous tense bir işin konuşma anında yapıldığını anlatır.
I am studying english.
Ben ingilizce çalışıyorum.
|
|
Future tense
İngilizce gelecek zaman
Future tense gelecekte yapılacak olan işleri anlatır.
I will go to Ankara tomorrow.
Yarın Ankara'ya gideceğim.
|
|
Future continuous tense
İngilizce sürekli gelecek zaman
Future continuous tense bir işin gelecekte devamlı olarak ya da bir süre boyunca yapılacağını anlatır.
I will be going to school at eight o'clock tomorrow morning.
Ben yarın sabah sekizde okula gidiyor olacağım.
|
|
Simple past tense
İngilizce geçmiş zaman
Simple past tense bir işin geçmişte belirli bir zamanda yapıldığını anlatır.
I lost my bag yesterday.
Dün, ben çantamı kaybettim.
|
|
Past continuous tense
İngilizce geçmişte devamlılık belirten zaman
Past continuous tense geçmişte devamlılık belirtir.
I was watching television last night.
Dün gece ben televizyon izliyordum.
|
|
Present perfect tense
İngilizce geçmiş zaman
Present perfect tense bir işin geçmişte herhangi bir zamanda yapıldığını anlatır.
I have studied english.
Ben ingilizce çalıştım.
|
|
Present perfect continuous tense
İngilizce geçmişte devamlılık belirten zaman
Present perfect continuous tense bir işin şimdiye kadar yapıldığını ve şu anda yapılmasının devam ettiğini anlatır.
I have been studying english for two years.
Ben iki yıldır ingilizce çalışmaktayım.
|
|
Past perfect tense
İngilizce belli bir tarihten önceki bir olayı anlatan geçmiş zaman
Past perfect tense geçmişte belli bir ana kadar süren işleri belirtir; geçmişte yapılan bir işten önce yapılan iş için kullanılır.
I had finished my homework before I went out.
Dışarı çıkmadan önce ev ödevimi bitirmiştim.
|
|
Future perfect tense
İngilizce gelecekte belli bir tarihe kadar bitirilecek olan bir olayı anlatan zaman.
Future perfect tense bir işin gelecekteki bir zamanda tamamlanmış olacağını anlatır.
I will have finished painting the wall by dinner time.
Akşam yemeğine kadar duvarı boyamayı bitirmiş olacağım.
|
Diğer Konu Başlıkları