Future tense
İngilizce Gelecek zaman
Future tense konu anlatımı
Future tense gelecekte gerçekleşecek bir iş veya eylem için kullanılır. Türkçe gelecek zaman olarak ifade edilen Future tense cümleleri, ilerde yapmayı düşündüğümüz işleri anlatmak için kullanırız.
Future tense örnekler
I will alwas love you.
Seni daima seveceğim.
They will call the police.
Polisi arayacaklar.
Future tense ile olumlu cümleler
* özne+will yardımcı fiili+fiil ile oluşturulur.
|
Özne
|
Yardımcı Fiil
|
Fiil
|
Tümleç
|
|
I
|
will
|
stay
|
in a hotel.
|
|
You
|
|
He/She/It
|
|
We
|
|
You
|
|
They
|
Ben bir otelde kalacağım.
Sen bir otelde kalacaksın.
O bir otelde kalacak.
Biz bir otelde kalacağız.
Siz bir otelde kalacaksınız.
Onlar bir otelde kalacaklar.
Future tense alıştırmalar
Cars will work with the electricity in the future.
Arabalar gelecekte elektrikle çalışacak.
They will punish him because he is a liar.
Onu cezalandıracaklar çünkü o bir yalancı.
He will use my computer.
O benim bilgisayarımı kullanacak
Future tense ile zaman zarfı
*zaman belirten kelimeler, cümlede farklı yerlere gelebilir.
The government will use Twitter in some years.
Birkaç yıl içinde devlet Twitter'i kullanacak.
I will check my email in some minutes.
Bir kaç dakika içinde emailimi kontrol edeceğim.
He will come after 8 o'clock.
Saat 8den sonra gelecek.
They will get marry in the future.
Gelecekte evlenecekler.
This year, the price index will affect on the school fees.
Bu yıl fiyat endeksi okul ücretlerinde etkili olacak.
Future tense ile olumsuz cümleler
Future tense olumsuz cümleler, will fiili yardımcı fiililin olumsuzu (will not/won't) kullanılarak kurulur.
|
Özne
|
Yüklem
|
|
Yardımcı fiil
|
Fiil
|
|
I
|
won't (will not)
|
sign the contract.
|
|
You
|
|
He/She/It
|
|
We
|
|
You
|
|
They
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ben sözleşmeyi imzalamayacağım.
Sen sözleşmeyi imzalamayacaksın.
O sözleşmeyi imzalamayacak.
Biz sözleşmeyi imzalamayacağız.
Siz sözleşmeyi imzalamayacaksınız.
Onlar sözleşmeyi imzalamayacaklar.
Future tense ile ilgili cümleler
I won't wear my suit.
Takım elbisemi giymeyeceğim.
They will not give you a gift.
Sana hediye vermeyecekler.
"Önceden belirlenmiş bir işi belirten" Future tense , gelecek zaman ile olumlu cümleler
* özne+to be going to yardımcı fiili+fiil ile oluşturulur.
|
|
|
|
Özne
|
Yardımcı Fiil
|
Fiil+ ing takısı
|
Tümle
|
|
I
|
am going to
|
join
|
to the Greenpeace.
|
|
You
|
are going to
|
|
He/She/It
|
|
We
|
|
You
|
|
They
|
|
|
|
|
|
|
Ben Greenpeace'e katılacağım.
Sen Greenpeace'e katılacaksın.
O Greenpeace'e katılacak.
Biz Greenpeace'e katılacağız.
Siz Greenpeace'e katılacaksınız.
Onlar Greenpeace'e katılacaklar.
Future tense, ingilizce gelecek zaman alıştırmalar
I am going to use my vote right in the coming elections.
Gelecek seçimlerde oy hakkımı kullanacağım.
It is going rain.
Yağmur yağacak.
Tarkan is going to give a concert in New York.
Tarkan New York'ta bir konser verecek.
They are going to appeal to the court.
Onlar mahkemeye başvuracaklar.
"Önceden belirlenmiş bir işi belirten" Future tense, ingilizce gelecek zaman ile zaman zarfı
*zaman belirten kelimeler, cümlede farklı yerlere gelebilir.
I am going to call you at 4 o'clock.
Saat 4'te seni arayacağım.
Next week, she is going to buy a new cell phone.
O, önümüzdeki hafta yeni bir cep telefonu alacak.
Is it going to be ok?
İyi olacak mı?
We are going to move to Ankara this summer.
Bu yaz Ankara'ya taşınacağız.
Peter gets married, is going to be a father?
Peter evlendiğinde, baba olacak mı?
"Önceden belirlenmiş bir işi belirten" Future tense, ingilizce gelecek zaman ile olumsuz cümleler
* to be going to yardımcı fiililin olumsuzu kullanılarak kurulur.
|
|
|
|
Özne
|
Yüklem
|
|
Yardımcı fiil
|
Fiil+ing
|
|
I
|
am not going to
|
buy an new car.
|
|
You
|
are not going to
|
|
He/She/It
|
|
We
|
|
You
|
|
They
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
Ben yeni bir araba almayacağım.
Sen yeni bir araba almayacaksın.
O yeni bir araba almayacak.
Biz yeni bir araba almayacağız.
Siz yeni bir araba almayacaksınız.
Onlar yeni bir araba almayacaklar.
Future tense, ingilizce gelecek zaman ile ilgili cümleler
I am not going to spend time with online games.
Online oyunlarla zaman harcamayacağım.
They are not going to participate to the competition "Survivor".
"Survivor" isimli yarışmaya katılmayacaklar.
The government is not going to allow cellphones during exams.
Devlet sınavlar esnasında cep telefonuna izin vermeyecek.
He is not going to enter in the Guiness Record Book.
Guiness Rekorlar Kitabı'na girmeyecek.
Devamı>>
Diğer Konu Başlıkları